ifade özgürlüğünün yasalarla imtihanında, ya da türkiye'nin ifade özgürlüğü ile imtihanında sıradaki dava 28 temmuz'da ferhat tunç'un oturacağı sanık sandalyesinin etrafında görülecekmiş.
ilerigörüşlülüğün sadece atatürk'e yakışan sarı saç, mavi göz gibi bir fiziksel özellik olduğunu zannedip, kendi üstlerinde veya yaşadıkları dönemde denemek istemeyenlerin gündelik çıkarları uğruna görmezden geldikleri bir özgürlüktür ifadeninki.
'bu sözlük yazarının en son izlediği film'lerden biridir goya's ghosts. temelinde, dünyanın bir çok yerinde bugün benzerlerine rastlanabilecek bir baskı mekanizması olan ispanyol engizisyonu hakkındadır.
bu sözlük yazarının izlediği başka bir film, 1960 yapımı inherit the wind'dir. 1925 yılında a.b.d.'de bir lisede derste evrim teorisini anlattığı için tutuklanan bir bilim öğretmeninin davasıyla ilgilidir. spencer tracy, tanrıya inanan ama öğretmenin anayasayla güvence altına alınmış ifade özgürlüğü hakkına da inanan bir avukatı oynar(*).
nazi almanyası (schindler's list), kültür devrimi sırasında çin (farewell my concubine), kölelik döneminde dünya (amistad), medeni haklar hareketleri sırasında a.b.d. (Mississippi Burning), veya dünyanın gözü önündeki ruanda (hotel rwanda) hakkında filmler izlerken içinde benzer bir acı hisseden insanın bugünkü acıların da geçeceğini ve hakkında filmler yapılacağını görmesi için atatürk olması gerekmez. bugün bile çok yakın geçmiş hakkında yapılan filmler var.
önemli olan, o filmlerin hangi dönemi kapsayacağına, ne zaman bitmesini, ve filmin sonunda yazı halinde verilen istatistiklerdeki rakamların ne kadar büyük olmasını istediğimize karar vermek.