arkadaş

entry337 galeri video3
    96.
  1. sanırım nisan ayıydı. adana, haliyle sıcak. insanları da öyle ya, neyse. ben yine okula gidiyordum, her zamanki gibi. okula giden tek yoldan, sabah güneşinin altında yürüyordum. yürürken bugün neler yaşayacağımı bilmiyordum ama nedenini bilmeden ve olacak şeylere göğüs gerercesine emin adımlarla yürüyordum. öyle ya da böyle bir şeyler olacaktı, bundan kesinlikle emindim. ve birisi giriverdi hayatıma o gün. hiç istemediğim halde hayatıma girdi. göğüs gerercesine emin adımlarla yürümenin sonuçları diyelim buna. kim olduğunu bile bilmiyordum ama beni yönlendirmeye çalışıyordu sürekli olarak. emin olmadığım bir şeyden, emin olmamı istiyordu. önceleri söyledikleri mantıklı gelse de, söyledikleri-pardon yazdıkları gittikçe saçmalaşıyordu. neler dedi bir bilseniz. bir kişinin duygularından emin olmadan ona nasıl açılırsınız. hele ki öyle duygular beslemiyor olsanız bile. ama o kişi sizi zorluyor; o benim arkadaşım ve senden oldukça emin, hadi emin olma sırası sende diyor. ben ise neden böyle saçma şeyler söylediğini anlamakta güçlük çekiyordum. benim kalbim sadece bir kişiye ait olamaz. kiminki olmuş, varsa ulaşsın o kişi bana lütfen. arkadaşlık olgusunu neden berbat etmek isteyeyim ki. her kadına karşı gösterdiğim ilgi, her daim o şekilde algılanabilir miydi? kalbini vermek, hem de sadece o kişiye, bir kişiye? kalbimi kimseye vermedim ve bu aralar böyle bir şeyler yapmayı da düşünmüyorum. bu arada o kişinin hayatımdan çıkmasıyla arkadaşlarımı kaybeder oldum bir an. ama sonra anladım ki, ben öyle sanmışım. yanılsama, kendimi kendi sihirbazlığımla kandırmıştım. kendi tarafımdan kandırıldığımı fark ettiğim an ise ne kadar çok arkadaşım olduğunun farkına vardım. gerçekten bana değer veren arkadaşlarım olduğunu gördüm. beni seven ve bana değer veren arkadaşlarım. ben onlara ait oluyorum işte, bana emin olmadıklarımı yaptırmak isteyenlere değil
    0 ...