gözlerim istanbul'dur benim
istanbulun gözleriyim ben
hırçın ruhumun ötesinde ağlıyor i̇stanbul
bir vapur kalkıyor eminönünden
balık ekmek kokuyor tekneler
uçsuz bucaksız gökyüzü,martılar
ve huzur veren mavi
çocuksu bir mutluluk,büyümüşlüğün telaşıyla
içilen sıcak bir çay
üsküdar iskelesinde
nazlı bir gelin edasıyla
karşımda duruyor kızkulesi
arkamda hasret rüzgarları esen haydarpaşa
toprağın buram buram tarih kokuyor
dikilitaştan ayasofyaya
gözlerimi yumdum
süleymaniyede yem atıyorum kuşlara
gözlerimi açtım
eyüp sultanda ellerim duada
ortaköyde alıyorum her zaman en derin nefesimi
içime çekiyorum tüm aşklarımı
istanbul benim gözlerim
bazen isyankar beyoğlu bazense masum maçka
aksaraydan bir dolmuş yol alıyor bilinmeyen aşklara
lalelide yitirilen duygularla
eline ver diyorum yalnızlığıma
elini ver diyorum köprü altındaki çocuklara
çamlıcadaki özgürlüğümle
sokakların ışıl ışıl aydınlanıyor
varoşlarında ısınıyorum
tarlabaşında küskünlüğüm bırak bende saklı kalsın
geceleri gezen bozacılarını özlüyorum
senden ayrı düşmek ne acı
bir ananın yavrusunu özlemesi gibi
kokunu özlüyorum
umut
ekmek
yürek
azim
ruhum