Taksim'de 1 Mayıs'ta The Marmara Otel'inden aşağıya sarkıttıkları "Buradan ateş edenler bulunsun" pankartı, gene taksim'de Baro'nun Ergenekon'culara destek mahiyetinde yürümesinin üzerine gene aynı yerden "darbeci baro taksim'e hoşgeldin" diye pankartı vs. Genç Siviller'in unutulmaz eylemlerinden bazılarıdır.
Bu adamalar o'cu bu'cu olmadan inandıkları doğrultuda gidiyorlar. Lakin bunlara soros'çu, akp'ci diyen bazı alıngan ve içerlemiş insanlarda bulunmaktadır. Ancak onları tanıdığınızda içlerinde Başı kapalı kızın da olduğunu, Kürt kökenli insanların da olduğunu, beyaz türk dediğin insanların da olduğunu görüp haa demek ki bunların birlikteliği sadece ortak amaç doğrultusunda olduğunu anlayacaksınız.
Türk Demokrasisine açılan güzel bir pencere olarak görüyorum ben "Genç Siviller"i. Mustafa balbay'ın kaleme aldığı "genç subaylar rahatsız"a tepki olarak doğmuş olup kendi gelişimin sürecini tamamlayarak bu günlere ulaşmıştır.
Taksim'deki bürolarının penceresinden beyoğlu'ndaki kiliseyi gördüğümde daha bir farklı oldum. Her fikre ve inanca sahip adamların büroları bile kilise'yi görüyor. Daha bir güzellik katmış bence ofislerine.
Sadece istanbul'da olduklarını öyle Türkiye'ye yayılmak gibi bir düşüncelerinin olmadığını Yıldıray Oğur'un ağzından duymuş olmakla beraber aslında ülke çapında yapacakları yayılma sonrası özellikle Anadolu'DA Sesini çıkarmak isteyen büyük bir kitlenin onları beklediğini düşünmekteyim.