Efsanedeki Lancelot, Mordred, Black Knight, Excalibur, Nimueh gibi tüm zevat ve eşyaya az buçuk değinilmesine reğmen, bunlar dizinin sadece her bir bölümde ayrı ayrı etrafında döndüğü tematik unsurlar olmuştur. Bu yan karakterlerde devamlılık sağlanmaması, alışılagelmiş Arthur kurgulamalarına alışmış olan biz doksanlar gençliği için çok da menem bir şey değil haliyle. Kanımca Lancelot gibi efsanenin bu kadar içinde olan bir karakteri böyle sadece bir bölüme sığdırıp, 2.sezonun şu an henüz yayınlanmamış bir bölümüne kadar kenara sallamak ciddi bir kurgu hatası olmuş.
Bölümler arasında bağlantıların kopuk olması da ikinci bir eleştri olabilir. Zira Uther karakteri bir bölümde herhangi bir olayın büyüsel içeriğini inkar edip sonunda çark etmesine rağmen sonraki bölümde aynı dangalaklığa önceki bölüm hiç yaşanmamış gibi devam ediyor. Arthur'la Merlin'in ilişkisi diğer öğelere nazaran daha biraz daha devamlılık arz etse bile burada da bir aksaklık görebiliyoruz. Tam aha kanka oldular demişken sonraki bölümde Merlin yine Arthur'un ezik, sakar, yarım akıllı, bi işten çakmayan uşağı oluveriyor. ikinci sezonun ilk bölümlerinde, Merlin'in köyünü barbarlardan kurtarmak için ta Camelot'tan çıkıp gelen fedakar Arthur'dan eser yok, hiç yaşanmamış gibi...
Velhasıl, hal böyle olunca ulan ben bu diziyi boşuna mı izliyorum şeklinde izleyici iç sorgulamaya gidebiliyor.
Bana kalırsa yapımcılar da the Tudors/Rome ekolünü mü yoksa Herkül/Zeyna ekolünü mü benimsesek diye kendi içlerinde çelişki yaşamışlar.
Bu entryden Merlin adına çıkarılacak bir sonuç varsa, hataları hakkında böylesine uzun bir entry yazılabilecek kadar izlenebilir bir dizi olduğudur. Gerek Merlin'in velilik prosesindeki hezeyanları, gerek Arthur'un karizması, gerek Morgana'nın Nimueh'le girdiği güzellik yarışı, gerek Uther'in asil şahevi tavırları, gerek guinevere'in <boşluk>, gerekse tüm o büyülü Orta Çağ atmosferi adına izlenmelidir. ingiliz aksanını da elbette buraya bi yere sıkıştırmalı.