el laberinto del fauno

entry122 galeri video2
    68.
  1. eski bir makalemden alıntı;

    " uzun zamandır sinema ile olan ilişkime bir ara vermiştim. ne izleyemediğim filmleri izleyip birkaç şey karalamak ne de gündemdeki haberleri yorumlamak heyacanı kalmıştı. eğer duyargaçlarınız sonuna kadar açıksa, memlekette tek bir yaprak bile yerinden kıpırdasa reaksiyon vermemeniz için ellerinizden ve kollarınızdan zincirlenmiş olmanız gerekiyor, malum. lakin, türkiye'de bırakın tek bir yaprağın yerinden kıpırdamasını, koca ormanlar birkaç günde küle döndü ama biz halen ayaktayız, nefes alıyoruz, tabi oksijenimizin giderek azaldığını ve ısındığımızı hesaba katmazsak eğer.

    ama bir film tüm dengelerimi değiştirdi.

    nerede kalmıştık ?

    hah, evet.

    françois truffaut'nun 'author teorisi'; yani film yönetmenine bir roman yazarı olarak bakılmasını ve ürününün roman eleştirisi tekniğiyle eleştirilmesi gerektiğini ortaya koyan bir film ekolü.
    fransa'da ortaya çıkıp daha sonra amerika'daki çağdaşlarını da etkileyen bu akım, amerika'da hollywood'un gelenekselleşmiş dilinden sıkılıp yeni bir dil yaratıp, yaratıcılığı ön plana çıkarmak isteyen birkaç isimde karşılık bulmuştu. bunlardan en bilineni de sanırım francis ford coppola -idi.

    şimdi sinema tarihine çok bulaşmadan, amerika'daki 'new wave' ustaları ile de birçok projeye imza atan ve -james whale, mario bava, george a. romero, alfred hitchcock- gibi korku ustalarından da fazlasıyla etkilenen ve time dergisi tarafından milenyumun genç ustaları arasında gösterilmiş, meksikalı yönetmen guillermo del toro'ya gelmek lazım. borges'ten de fazlasıyla etkilenmiş bu yönetmenin 2006 yapımı, "pan'ın labirenti" (el laberinto del fauno - pan's labyrinth ) filmi sanırım uzun bir süre zihnimi meşgul edecek cinsten. film zaten 2007'de türkiye'de gösterime girmişti.
    film ile ilgili en önemli ayrıntılardan biri de, hollywood bütçesini yönetmenin reddetmiş olmasıdır. filmin dili ispanyolca'dır. bu noktada luis bunuel ustamızı selamlamadan edemiyoruz ama kültürel-sosyoloji ve ekonomi-politik başka şeyler yani ayrı bir yazının konusu.

    ikinci dünya savaşı sonları, 1944 yılı ispanya'sındaki bitmemiş sivil savaş kargaşası, navarra bölgesinde devam ediyor. yönetmenin özellikle konuyu bu tarihten cımbızlayıp hem sosyo-politik hem de politik-psikoloji çizgisinde yorumlamış olması da ödül avcısı bu filmin esas omurgası sanırım. ama kahramanımız ofelia'nın (alice ya da) etrafında her "-şey".

    ___

    2003 yılında sourbon üniversitesi'ndeki sosyoloji profesörlerinden biri ile röportaj yapıyor amerikalı bir gazeteci ve soruyor;

    + "fransız devriminden bu yana 200 küsür yıl geçti, ne söylemek istersiniz ?"

    profesör cevap veriyor,

    - fransız devrimi ve demokrasi ilgili herhangi bir şey söylemek için henüz çok erken.

    !

    ___

    ama öyle görünüyor ki, 'del toro' herkesi mutlu etmiş !
    - kısaca asker, liberal, sosyalist... herkes payını almış.

    izlemeyenler için,
    şimdiden iyi seyirler !
    0 ...