çocukluğumdan beri charlize theron'a yana yakıla hayranlığımı da yanıma alarak izlediğim bu film, nedense içimde bir yerleri acıtmayı başardı, tabi guillermo arriaga hikayeyi kendine özgü saflıkla anlatmış, onun da bunda etkisi olmuş olabilir,
charlize theron, inanılmaz derecede aşmış kendini artık oyunculukta, ya ben önyargıyla yaklaşamıyorum ya da gerçekten öyle,
filmin sonuysa birbirine bu kadar bağlı hayatların her birine aynı pencereden bakmamızı sağlamış, film boyunca gelişen olaylarda peki suçu kime yükledik?
hiç bilmiyorum, izleyin, durgun ve üzüntüsünü hissettiren bir film olarak kalacak aklınızda.
--fena halde spoiler--
aslında basit bir senaryosu var: önce, yasak aşk'ı sorgulamak lazım, pasif bir koca ve geçirdiği meme kanseri yüzünden göğsünü kaybetmesi nedeniyle, eşinden ilgi göremeyen bir kadın; diğer tarafta da karısına ihanete varacak soğukluğunun nedenini tam olarak bilemediğimiz, eşinden ilgi göremeyen kadına tutkuyla bağlı olan evli bir adam, nasıl karşılaşır bilmiyoruz, gizli bir ilişki yaşarlar, sonra bir gün kadının kızı tarafından yakalanır ve 'yakılırlar'.
sonra çocukları karşılaşır, birinin oğlu, diğerinin kızı, 'acaba neler hissetmiştiler?' deyip bir ilişkiye başlarlar, ancak kızın babası yakalar, oğlanın ailesi oğlanı ayıplar, haliyle sonrasında kaçarlar, kız hamiledir, çocuğu doğurur, sonra bırakıp kaçar.
--fena halde spoiler--