alphaville’in 1984 tarihli "big in japan" şarkısında geçen "big in japan" ifadesi, yüzeyde basit bir deyim gibi görünse de şarkının bağlamında daha derin bir anlama sahip. ingilizce’de "big in japan" deyimi, genelde batılı (özellikle kuzey amerikalı veya avrupalı) sanatçıların ya da grupların kendi ülkelerinde pek tanınmazken japonya’da büyük başarı elde etmeleri durumunu tarif eder. bu, biraz alaycı bir şekilde de kullanılabilir; yani “başka yerde başarısızsın ama japonya’da ünlüsün” gibi bir ima taşıyabilir. 1970’lerde ve 80’lerde bu durum, müzik endüstrisinde sıkça görülen bir olguydu (örneğin, cheap trick gibi gruplar japonya’da patlama yapmıştı).
ancak şarkının söz yazarı ve alphaville’in solisti marian gold’un açıklamalarına bakarsak, "big in japan" burada daha kişisel ve sembolik bir anlam kazanıyor. gold, 1998’de re.flexion dergisine verdiği bir röportajda, şarkının esasen uyuşturucu bağımlılığından kurtulmaya çalışan bir çiftin hikayesini anlattığını söylüyor. bu çift, ?????? bağımlılığından uzak, temiz bir hayat hayal ediyor ve "big in japan" ifadesi, onların bu hayal dünyasında kendilerini başarılı ve özgür hissetmelerini temsil ediyor. gold’a göre, bu deyim, “eğer kendi çevrende bir hiçsen, başka bir yerde büyük olabilirsin” fikrini yansıtıyor. japonya, uzak ve egzotik bir yer olarak, bu escapism (kaçış) ve umut dolu fantazinin sembolü haline geliyor.
şarkının sözlerinde geçen “ıt’s easy when you’re big in japan” (japonya’da büyük olduğunda her şey kolay) dizesi, bu bağlamda, bağımlılıktan kurtulmuş bir hayatın kolaylık ve huzur vaat ettiği bir yanılsamayı ifade ediyor.