kahvaltı etmektir. ne yediğimin önemi yok ister peynir-zeytin çay, ister simit çay, ster börek ister poğaça açma ve çay.
hayat özellikle şu pandemi ile beraber öyle bir noktaya geldi ki birçoğumuz resmen robotlaştık. hani bilim kurgu filmlerindeki cyborgler var ya konuşuyor yürüyor bazıları koşuyor yiyiyor içiyor falan. onlar gibi olduk aynı. çalışmak zorunda olan bizim gibilerin hayatı ev ve iş arasında geçer oldu. eskiden evden çıkar 8-10 km yürürdüm kulağıma kulaklıkları takıp. en sevdiğim şey o idi ama bu salgın mevzularından ondanda kısmen mahrum kaldık. veya arabaya binip semt semt gezerdim insanlara bakardım hoşuma giden yerlerde durur çay falan içerdim. nüfus ve araç sayısı öylesine arttı ki akşam çıkıp işyerinden eve gidebilirsek ertesi sabaha kadar kontak çevirmemeye yemin eder olduk.
o yüzden elde avuçta bir bu sessiz, kimsenin olmadığı sabahın köründe kahvaltı etmek kaldı. onuda hangi ipne alacak elimizden bakalım..