Her sene haberlerde üniversite sınavına girip çıkan gençleri gördükçe kendi üniversite sınavı maceram aklıma gelir. Şaka maka tam 13 sene önce üniversite sınavına girdim. Hem ÖSS hem de mezuna kalıp YGS-LYS görmüş nesilin bir üyesi olarak o zamanlarımı hayal meyal hatırlıyorum. Herkesin üniversiteye kapağı bir at herşey çok güzel olacak dediği yere kapağı attım ve çok güzel geçen 5 senelik bir üniversite hayatı yaşadım. Sizi bilmem ama hayatında en çok hangi dönemi özlüyorsun diye sorsalar, geriye dönüp üniversite yıllarım cevabını veririm. Anne babadan aldığımız harçlık belki azdı ama yine de öğrenciliğin parasızlığını yaşamak, arkadaşlarla muhabbetin dibine vurmak, ders çalışmak, gezmek, her bir anımı defalarca özlüyorum. Bir de o zamanlar paranın bereketi vardı galiba, üç kuruş harçlık alıyordum ama mutluydum. Şu an çalışıyorum ama ay sonunu zar zor getiriyorum. Şimdi iş hayatında oradan oraya savrulurken, her gün aynı saatte kalkıp mesaiyi bitirdikten sonra arkadaşlarla bir kahve içmenin yorgunluğunu aklımda ve bedenimde aşmaya çalışırken geriye dönüp "Ulen ne güzel yıllardı yeaa" diyorum.
Bu konuda kendime bir özeleştiri yaptığım zamanlarda oluyor. ilerde anne olduğumda muhtemelen, bir sınav annesine dönüşüp, çocuğum Boğaziçi, itü, Odtü, Koç kazansın diye saçımı süpürge edeceğim. Üniversite okumak her şey midir? Elon Musk abimizin dediği gibi hayır. Üniversite hayatı sadece bu okullarda mı yaşanıyor bunun cevabı da hayır. Ama insan evladının mezuniyetini bu okullardan birisinde görmek istiyor bea, yalan söyleyemeyeceğim.