survivor 2017

entry234 galeri video2
    188.
  1. insanları ve davranışlarını gözlemlemek, incelemek, yorumlamak çok hoşuma gittiğinden bu tarz programlar benim ilgimi fazla çekiyor. acundan nefret etsem de malesef bu yıl survivor u başından beri izliyorum işsizlikten.

    iki adada da hiçkimsenin özel hayatında kötü insanlar olduğunu sanmıyorum, berna keklikler dışında.

    şahika'dan başlayayım. şahika ercümen bu programın bana kattığı tek şey. o en mutsuz ve yorgun anında bile omuzları dik oturuşlarını, mahzun bakışlarını, altın saçlarını izlemekten alamıyorum kendimi (heteroseksüelim). kadını cidden çok sevdim. bana hayatın güzel yanını hatırlatıyor. ben hayatta ya çok yırtık olup konfor alanımdan ayrılmak pahasına hayatın acımasız yüzüne karşı çetin bir savaşçı olmak isterdim, ya da hayatın kötü tarafını kabul edip güzelliklerine odaklanan, huzurlu ve huzur veren bir insan olmak isterdim. neticede ikisi de olamadım. şahika ise bunlardan ikincisi ve bana ilham veriyor. kötü bir yarışmacı olduğunu kabul ediyorum ama umrumda değil pek.

    berna keklikler, gerçek anlamda nefretlik bir tip. hesapçı, her hareketi strateji kokuyor, insanlara istediği gibi bağırıp çağırma hakkını kendinde buluyor. kasıtlı olarak kendine karşı cephe yaratıp bu cepheye karşı kendini mağdur pozisyonuna sokmaya çalışıyor, kaostan besleniyor. karşısındakiler de tecrübeli olmadığından ekmeğine yağ sürüyorlar. nasıl desteklenebildiğini anlamıyorum, bacakları için mi oy atıyorlar acaba? kabul etmek istemesem de galiba seksi.

    ilhan. ilhan mansız a başta feci gıcık oldum ama artık anlamaya çalışıyorum. ilhan bir pasif agresif bence. egosunu rahatsız eden bir insan hakkında önce olumsuz bir yargı oluşturuyor kafasında, sonra kendi içinde bunu besleyip ona kinleniyor, o kişi egosunu zedelediğinden bunun yarası sızlamaya başlıyor ve belli bir noktadan sonra ufak bir dokunuşla patlayıp, o dokunuş için gereğinden büyük tepki vererek kendini haksız konuma düşürüyor. o patlama birikmişliğin verdiği bir patlama aslında. ve doğal olarak sonuçta onun haksız, karşısındakinin haklı bulunması ise kinlendiği kişiye karşı öfkesini kısır bir döngü haline getiriyor.

    bir de ilhan kendini konuşarak ifade etmek konusunda iyi olmadığından fiziksel temasa kalkışıyor öfke nöbetlerinde. konuşma yoluyla ifade eksikliğini geçmişten edindiği karizma ve yakışıklılığıyla ona genelde kapıların kendiliğinden açılmasına bağlıyorum. aslında pasif agresiflik durumu hüzünlü ama fazla egosu da onu izleyiciye çok antipatik gösteriyor.

    sema çok becerikli ve önüne gelen her işi fiziksel olarak alnının akıyla tamamlayabilecek bir kadın ama cesaretsiz. insanların arkasından söylediklerini yüzüne söyleyemiyor. her şeyi herkesin yüzüne söyleyememesini anlıyorum ama arkalarından da söylememeyi başarabilse sevimsiz görünmez o kadar. bir de şampiyon olmak için yeter güçte olmasına rağmen en başından kendini yanlış konumlandırdı, adadakilere yönelik performansın iyi değilse karşımdasın tavrıyla kendini şampiyonluktan etti ve şu an mecburen bulunduğu konuma göre tutarlı olmak zorunda. bir de biraz kıskanç bence.

    serhat her şeye rağmen bence şeker bir adam ama 15 dk sonra yanından uzaklaşmak lazım yaşama sevincinden olmamak için. hiç güldüğünü görmedim. hep dalgın, sürekli olumsuz olayları zihninden geçiriyor sanırım. çok düz bir adam ve doğal bence. neyse o.

    furkan ın durumu da bence hüzünlü. kendini bir ortamda sadece küçük kardeş olarak var etmek, insanlara bu şekilde kendisini benimsetme eğilimi geçmişten geliyor galiba ve bence travmatik bir durum. o sevimli gözüktüğünü sanarken antipatik gözüküyor programda farkında olmadan, çünkü artık koca adam ve kendisinden beklenen ortaya bir karakter koyması.

    adem düzgün bir adam evet. ama bence sanıldığı kadar doğal değil, şahsen bence serhat ondan daha doğal. adem adaletli, iyi kalpli bir adam mı evet ama normalde pata küte konuşacağı durumlarda fazla otokontrollü davranıyor, şartlar dolayısıyla adaya adalet getiren kişi konumu boş kaldı, mizacen de uygun olduğundan bu konuma adem yerleşti ve bunun tuttuğunu, halktan reaksiyon aldığını fark ettiği andan itibaren daha kontrollü davranıyor ve herkese karşı daha sevecen olmaya çabalıyor. ilk haftaları izleyen ondaki bu ince değişimi görür.

    sabriye, zaman zaman çok sempatik zaman zaman çok gıcık. ama günlük hayatta kolayca anlaşılabilecek, yakınlaşılabilecek biri değil. kendisine gelen normal bir eleştiriye kes sesini, beni oraya getirme vs. vs. diye saldıran bir insana herkes tahammül etmek zorunda değil ama onu bu haliyle kabul eden insanlara karşı zamanla uysallaşıyor.

    pınar, akıllı ama kibirli. ropörtajlardaki üst perdeden konuşma biçimi falan hoş değil. mecbur kalmasa adem ve tayfasına yanaşacak biri değil, onlara böcek gözüyle bakıyor içten içe.

    ogeday, çok tatlı bir çocuk ama keşke daha sivri ve cesaretli olsa. geri vites yapmasa. berna karşısında hep haklı olduğu halde, ergence tepkileriyle kendini haksız gösteriyor izleyiciye. şampiyon olsa mutlu olurum.

    elif, çok anaç ve iyi bir kız bence ama performansı yükselince hafif bir havaya girdi.

    tuğçe, sözünü sakınmayan bir kız. erdiyle baş edebilen nadir kişilerden. o da havaya girdi performansı yükselince. bir akranı olarak zaman zaman biraz ergenleştiğini düşünüyorum.

    anıl, zengin bir iç dünyası var gibi hissediyorum ama konuşarak kendini ifade etmek konusunda o kadar yeteneksiz ki, hep yanlış anlaşılıyor.

    gökhan, keşke boyunun posunun hakkını verse, geri vites yapmayıp karakter ortaya koyabilse.

    burçak, silik olmayı seçti. diyecek bir şey yok.

    volkan, antipatik buluyorum ama kötü bir adam sayılmaz. muhafazakar milliyetçi iç anadolu insanı profilinde olduğundan hiç ilgimi çekmiyor.

    uludağ sözlük bu kadar analizi hak etmese de, sürekli analiz yapmak beni deşarj edip, analiz yeteneğimi geliştiriyor.

    benden bu kadar şekerler.
    6 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2025 uludağ sözlük