bugün

yaran bill gates fıkrası

Fıkra çok bilindik.

Yorumlar fecaat.

Size bir gerçeklikten söz edeyim:

Hayatımda Bir kere Bill Gates ile 2008 yılında yalıkavak'ta (Bodrum / Muğla) karşılaştım.

o zamanda, dünyanın bilinen en zengin insanıydı.
Üzerinde şort, üstünde tişört, ayağında kes vardı ve yanındaki en az kendisi kadar sade kadınla, elele yürüyordu.

Ne koruma, ne dikkat çekecek bir olağanüstülük hali.
Bencileyin orada yaşamayı seçmiş sıradan bir insandan, yalıkavak'a yeni gelmiş herhangi bir yerli ya da yabancı turistten onu ve yanındaki insanı ayıracak, tek özellikli durumu yoktu.

O kadar sahici ve kendiydi.

Benden başka kimse tanımadı bile.
Çaktırmadan gösterince, arkadaşlarım da tanıdı.

Yanına yaklaşmam ne derece doğru diye düşünsem de;
gittim ve ülkeme hoş geldiklerini, burayı seçtikleri için minnettar olduğumuzu, bu arada turizmci olmadığımı, söylediklerimin çıkar amaçlı olmadığını, kendisine insanlığa kattığı her şey için, ayrıca teşekkür ettiğimi belirttim.

şaşırdı ama, yüzünde saklayamadığı bir kıvanç belirdi.
Teşekkür etti. Elini uzattı.

Vedalaştık.

Bill Gates denilince aklıma sadelik;
gerçek zenginliğin, yaratma ve yarattıklarıyla insana ve hayata katkı yapma kıvancı geliyor.
Aptal fıkralar değil.