Kudret yanardağ'ı bu romanda bir millet vekili namzeti olarak görürüz. ilk romanda anlatılan tutuklanma olayını tam bir fırsata çevirmiştir. Yaklaşan seçimlerde de milletvekili olmayı planmaktadır.
Romanın en komik kısımlarından biri de halkı kandırmak için dinin nasıl kullanıldığının anlatıldığı bölümlerdir. Yıllardır değişmeyen alın yazımızı suratımıza çarpar.
1950'li yılların seçim gerilimini ve halkın nasıl gaza getirilip kandırıldığının ve makul talihimizin romanıdır bu kitap. En etkileyici bölümü de son kısımlarda yer alan savcının sözleridir: "ne yaparsan yap ama bu zavallı milleti kandırma!"