bu sözün kaynağı divan edebiyatında veya tasavvuf edebiyatında şöyledir:
sevgiliye ait unsurlar anlatmakla bitmez fakat sevgili aşığın gözünde belirli kıstaslara sahiptir. bunlar güzellik unsurlarıdır. hepsini anlatmaya burda sayfalar yetmez fakat bu söze bağlı olarak şunlar sıralanabilir. sevgili fettandır, cilvelidir, saçının kıvrımları ve yüzünün güzelliği aşığı mesteder. yüzündeki ulaşılması gereken hedef dudaktır fakat sevgilinin dudağı o kadar kolay elde edilemez. onun koruyucuları vardır. göz fitne çıkarır, yan bakışının oklarını aşığın göğsüne saplar. bu bakışlar kılıç gibidir nasıl ki kılıcın yapımında su kullanılıyorsa aşık hastadır ve hastaya su yudum yudum verilir. bu bakışlar ile aşığın gönlüne su serpilmiş olur. bir diğer koruyucu unsur sevginin yüzündeki ayva tüyüdür. bu tüyler siyahtır dudağın çevresinde ve yüzde bulunur. kesret belirtir. aşığın olgunlaşmadığını yeteri kadar acı çekmediğinin gstergesidir. aşık bu ayva tüyleri nedeniyle dudağa erişemez onlar bekçidir.
kur'an okumak sevaptır, allah katında sevaba girilir. kur'an'daki ayetler kalemle hattatlar tarafından yazıya geçirilmiştir. bu siyah renkli kalemler sevginin siyah tüyleri sayılır. sevgilinin parlak aydınlık yanağı ise; kur'an sayfasıdır. nasıl ki kur'an okunduğunda sevap işleniyorsa divan edebiyatında aşık sevgilinin yanağını kur'an sayfası kadar değerli görür ona baktıkça ayet okuyormuş gibi sevap işlediğini düşünür işte fuzuli gibi bir çok şair bu mazmunu kullanmıştır o nedenle bu sözün kaynağı 15. 16. yüzyıl edebiyatındaki düşüncelere dayanır.