abdülbaki gölpınarlı

entry17 galeri video3
    5.
  1. nazım hikmetle peyami safa atışmasında araya girerek nazım hikmete su hicvi yazmıştır.

    sen çıkmadın
    seni çıkardılar karşımıza!
    didon sakallı, kanlı gözlüler seni
    tuttuğunu koparır sanıp kimseyi katmadan yanına,
    ilk önce seni avlayıp
    seni saldırdılar bu milliyet kervanına!

    bir düşün çocuğum,
    bir düşün ey yetim-i vatan,
    bir düşün ki, dünya bu.. belki o zaman
    utanabilesin:
    sen bu saldırmada
    kenarı delik
    perdede bir göstermelik;
    halledilmiş bir meselsin!
    sen de bilirsin ki vatan evlatlarının, adsızların âdeti değildir
    bir et yığınına
    elin çılgınına
    bir kötü fikir simsarına kızıp pataklamak;
    patronına kızıp
    simsarını haklamak!
    ağızlarını kullandığın apaşların
    vatan evlatları çabuk duyarlar gidişini.

    ben sadece göstereceğim bir yılanın
    mülevves ve müselles kafasını ezip
    bu mukaddes ve tertemiz vatanın
    bağrında gezip
    zehirlemeye çalışanların leşini.

    bir düşün çocuğum,
    bir düşün ve inkâr etme ki
    daha dün mahkemede yazdığını inkâr edip
    mürekkebi kurumayan yazılarını yalamak;
    mertlik yolundan yan çizip, çekilip,
    yiğitlik ondur: dokuzu kaçmak
    biri hiç görünmemek ve durmamak
    diyip kaçmak,
    sonra da karşısındakini
    cılız görünce el kol sallamak
    elense edip bir çelmeyle yere çalmak
    senin âdetindir.
    başkasının çaldığı hava ile dandini oynamak
    sana dindir.

    bugünlük senin ağzını kullanacağım: ulan
    yalancı pehlivan!
    "ölüleri rahat bırak oğlum"
    dedikten sonra bilmem kime çatmak için
    ve birkaç afi satmak için
    bu millete milliyetini duyuran,
    zulmü, istibdadı, tahakkümü kıran,
    büyük türk'e, namık kemal'e sövmek,
    içtiğin moskof şarabının lezzetinden olsa gerek!
    dünün büyüklerine bugün söven,
    yarın da bugünün büyüklerine söver..
    bayım, apaş ağzıyla yalnız kendisini över!
    galiba aynaya baktın ki
    takma arslan yeleli
    aksini gördün
    ey yetim-i vatan!
    o vatan kahramanı sürgünlerde çürürken bile
    "felek her türlü esbâb-ı cefâsın toplasın gelsin
    dönersem kahpeyim millet yolunda bir azîmetten"
    derdi,
    ve...
    sözünü ispat ederdi!
    sırtlan tabiatla nebbaş!
    apaş
    ağzı kullanarak ona çatacağına
    kime çatmak istiyorsan açıkça çatsana!
    mukaddes kemikleri kendisine siper yapan sen,
    milliyet kervanına saldırırken
    yerinde saymaktasın!
    abdullah çavuş
    bu millet için can veren, canını gözüne alan
    bir kahramandır.
    sen anlaşılan kudurdun
    ve kırılası kafanı bir dağa, bir tunç anıta, bir sarsılmaz kayaya vurdun!
    milliyet senin içtiğin şarap değildir,
    gözlerindeki kızıl renk değildir.
    ağzına aldığın mukaddes ad
    sana denk değildir!

    milliyet, bir mukaddes
    sönmez
    ateştir.
    onu biz, namık kemal'in sönmez meş'alesinden tutuşturduk.

    yarasalar
    ona yaklaşamazlar!
    hududu aşma,
    yanarsın!
    ona sen yaklaşamazsın.
    ona yaklaşmak, o mukaddes alevi içmek
    için
    temiz bir yürek
    gerek...
    saldır... nafile... kıvran,
    ulaaan
    boynundan yaralı
    kızıllı, karalı
    engerek!
    1 ...