yazıldığı 20. yy.'ın en önemli romanı olarak sayılır bu kitap. gerçi gelmiş geçmiş en önemli roman diyeni de az değildir. kaldı ki çoğu insan bu kitabı alıp 1-2 sayfa, benim gibi dirayetli okurlar ise 30-40 sayfa okuyup pes ederler koyarlar kenara. tabiri caiz ise "okunmasın diye yazılan bir kitap"dır.
kitap homeros'un odysseia'sını dublinde geçen bir güne -ki o gün 16 haziran 1904'dür" uyarlar. evet 800 küsur sayfa tek bir günde geçmektedir. gününü işte geçiren bir reklamcı leopold bloom'un kafasından izleriz o günü.
edebiyattan dinlere kadar her yere yapılan göndermeler kitabı en zor kitaplar arasına ilk sıralara taşıyan konulardır. bilinç akışı deninlen yazım tekniği kullanılmıştır ki faulkner veya virginia woolf gibi yazarlar etkisinde kalmıştır bu kitabın.
kitabın zorluğu, çeviren zat nevzat erkmen'in bir de ulysses sözlüğü çıkarması ile onaylanmıştır ki bu sözlük de oldukça kalındır.
baya baya bir bilgi birikim gerektirir ki benim yaşımda birinin * bu kitabı tam olarak anlayıp tadına varacağına inanmıyorum. ha kaldı ki şu sömestır da yani vizeler finaller bittikten sonra bir kez daha deneyeceğim okumayı. sözlüğünü falan alıp girişicem yani. gene olmuyorsa 10 sene sonra falan bir daha denerim.
gelişmeleri yazarım dostlar 2-3 ay sonra falan gene uplarım başlığı.