Ağabeyimiz. Her türk milliyetçisi o'nu birebir tanısın veya tanımasın "galip abi" diye bahseder. Arkadaşlarının (özellikle rahmetli nevzat kösoğlu) "şeyh" diye takıldığı ve atsız ile birbirinden hoş ve muzip anılara sahip olan ülkü devi, türkçü turancı fikir adamı. Şöyle muazzam bir sözün sahibidir:
"türkçülük ülküsü, teb'a ve din birliğinin yalnız başına artık önem taşımadığını, millet birliğinin diğer bütün değerlerin üstüne çıkarıldığını görmekten, yaşamaktan ve denemekten doğmuştur."
Evet. aynı ülkede yaşayan halk veya aynı din mensubu olmak değil, türk olmak önemlidir. Defalarca tecrübe ettik. Galip ağabey müslümandır ve dindardır da, fakat türkçüdür ve ırkdaşlarını din ekseninde ele almaz. çok sevdiğim değerli büyüğüm osman oktay, "kendini unutan adam" adlı eserinde, galip ağabey'in günlerce yemek yemeyi ve uyumayı dahi unutarak türkçülük için neleri göze aldığını ve nelere göğüs gerdiğini anlatmıştır. Osman oktay'ın değerli eşi, türkçü gençlerin o dönemde kız kardeşi, ablası, şimdilerde annesi samiye önkuzu oktay hanımefendinin nikah şahidi olmuş ve önkuzu ailesini asla yalnız bırakmamış ve her konuda destek olmuştur.
"mamakzede" olarak adlandırdığı, mamak cezaevi'nde suçsuz yere çile çeken türk milliyetçilerinin ve onların ailelerinin ağabeyi, babası ve avukatı olmuştur. Asıl mesleği avukatlıktır. "Evlatlarım" dediği turancı gençlerle ağlamış, gülmüş, kahrolmuş ve sevinmiştir.
atsız ve nejdet sançar'ın çok yakın dostu olan, onlarla daima fikir alışverişinde bulunan ve dertlerini paylaşan galip erdem, bu kadar acıya rağmen hiç sızlanmadan, yorulmadan, bağrına taş basıp çalışmaya devam etmiş ve ömrünü bu uğurda harcamıştır. "Ülkücünün çilesi" adlı eserinde sentezci cahil güruhu değil, arif nihat asya'nın tabiriyle "zor günlerin erkek aslan sesleri" olan altın nesli anlatmış ve gençlere "olacaksanız böyle olun" demiştir.
"evlatlarım" goygoyu yapıp; dursun, ruhi, süleyman, yusuf gibi yiğit büyüklerimizin cenaze törenlerine dahi gitmeden onların adlarını kullanıp oy toplayanlar gibi olmamıştır. Laf ebeliği yapmaktan başka bir halt etmediği halde kendine teba oluşturup kendini yükseltenler, onun mütevazı mücadelesini, bin cihana değişmediği öksüz türklüğünü anlayamadan bu dünyadan göçüp gitmişlerdir.
Galip ağabey herkes tarafından bilinmese de, o'nu seven gerçek türkçüler, bu yolda inançla ve azimle yürümeye devam edeceklerdir. Gerçekten sahip çıktığı ve sevdiği evlatlarıyla; beş bin şehidimizle tanrı dağlarının zirvesinde atsız ve sançar ile birlikte hasbihal ediyordur muhtemelen. dilerim bir gün ruhlarımız buluşur.