bildiğin, güçlü olanın güçsüzü ezmesine dayanan kanundur. vahşi hayatın her alanında, dahası canlı olan her varlığın doğasında bulunan bir kanundur. evet evet, biz insanların da doğasında bulunan kanundur. şimdi biz medeniyiz ya, yasalar çıkartıyoruz ya, bizi hayvanlardan ayıran şey düşünme yeteneğine sahip olmamız ve yüksek irademiz ya; işte zamanı geldiğinde hepsi bu orman kanunua yenik düşer efendim. inanmayan pek ala çevresine baksın. daha insanın bebeklik döneminde başlar bu kanun hayatımızın her alanını işgal etmeye; yanındaki çocuğun oyuncağını beğenen velet güç kullanarak diğerinin elinden almaya çalışır oyuncağını. şimdi biz ne kadar sosyal bilinç, adalet diye yırtınsak da unutulmaması gereken bir vecize vardır ki o da şudur: herkes eşittir ama bazıları daha eşittir .
devletler arasındaki ilişkileri belirleyen güç de tam olarak orman kanunudur. devlet dediğin şey de pekala insanların yaratmış bir kavram olduğuna göre canlı bir varlık olarak kabul edilebilir. onun için, ezilmiş ve sömürülmüş toplumlara ağlayıp sızlanmak yerine elimizde olmayan doğa gerçeklerinin farkına varmak gerekir. çünkü, olması gereken şey ile olmakta olan şey çoğu zaman birbiriyle örtüşmez maalesef.
uzun lafın kısası, güçlü olduğun sürece yaşarsın, güçten düştüğün vakitte de ancak gözyaşı dökersin.