9 yasindaydim babamin tabutuna sarildigimda ölümün ne olduğunu bilmiyordum daha uzaklara giden akraba gibiydi henüz.
Hayallerim vardi ceplerimde bilmezdim o yasta hayallerin bu kadar pahali olduğunu .
Sonra birer birer küçüldü hayallerim fazlaliklar atildi icat cikarma dedi buyuklerim herkes gibi ol sende, sana verilenler yetin.
15 yasima geldiğimde dunyayi degistirebilirim diye dusundum, kendi kabugumda dünyanın bu kadar büyük olduğunu bilmeden.
Asiydim firtanalar kopuyordu içimde bana vaat edilenle yetinmiyordu düşlerim, hircindim sıkıştırılmış bir hayat almiyordu içimi daha iyisi olabilir diyordum kendi kendime.
Para , pul , şan , şöhret değildi derdim insan olmakti kendi dogrularimi yasamakti sadece .
Kafa tuttum hayata hep kavga ettim gerçek denilen sahteliklerle, yenildim bazen,düştüm,Yoruldum, yuvarlandim ve hep dogruldum sonra Yenilgiyi kabullenmiyordu serseri ruhum.
20 yasima geldiğimde artik daha çok yuzlesiyordum hayatin kendi gerçeğiyle kahramanlarim bir bir düşüyordu gözümden yalnizdim bu yolda ve yokuş daha bir dikti asagidan bakinca.
Hayallerimi erteliyordum bir bir ertelenen her hayal içimde dağ gibi oluyor Korkularimla yuzlesiyordum.
Hatalarim oldu bedelini kimseye odetmedigim ,yalnizliklar çektim agladim hem de hickira hickira aglamanin ayip sayildigi kuytuluklarda, gücüm tükendi ,sendeledim ve tekrar kalktim dustugum yerden .
25 yasimda uçsuz bucaksiz bir düzlükte yapayalnizdim, hayallerim sigmiyordu artik yasadigim gercekliklere direndikce daha sert vuruyordu yumruğunu dünya .
Kafa tutmak o kadar da kolay değilmiş dünya ya anladim , fikirlerin değil statulerin yaristigini da anlamistim artik, oysa okullarda hic ogretilmemisti.