şöyle bir hikayesini duymuşluğum vardır efenim.
osmanlı devleti zamanında kağıthanelerde elde edilen kağıtlar kırışık olurmuş, bazı görevliler bu kağıtları cam ve midye kabuğu gibi meteryaller aracılığıyla düzeltir ve aharcılara yollarlarmış. aharcılar kağıda bir iki karışım sürerek kağıdın "aharlı kağıt" (*) olmasını sağlarmış. ağarlı kağıtların üzerine yazılan yazılar parmağınızı ıslatarak silinebilir veya değiştirilebilir olduğu için devlet yazışmalarında değil de, mekteplerde kullanılırmış. mektep öğrencileri kağıda yanlış bir şey yazdıklarında ve/veya kağıdı temizleyip yeniden kullanmak istediklerinde parmaklarının ucunu yalar sonrada kağıdı temizlerlermiş. bu tabir buradan gelmekteymiş. iş bu sebeple "mürekkep yalamak" tabiri mektep görmüş olanlar için kullanılırmış.