islama sosyalizan bir bakış açısıyla yaklaşan fikir adamı. karl marx'la arasındaki farkın, kendisinin materyalist olmaması olduğunu açıkça belirtmiştir:
şu durumda bizim hangi anlamda marksist olmadığımız ve hangi anlamda sosyalist olduğumuz açıktır. marks bilimsel ve genel bir kaide olarak ekonomiyi, insanın alt yapısı olarak ele alır. biz de işte bundan dolayı kapitalizmin düşmanıyız ve burjuvaziden nefret ederi. sosyalizmden en büyük umudumuz da bu sistemde insan, iman, düşünce ve insanın ahlâkî değerlerinin artık ekonomi temeli üzerine kurulan bir üstyapı ve bu temelin ürettiği bir malzeme olmamasındandır. insan kendi kendisinin sebebidir. üretim biçimi ona şekil veremez. insan bilinç ve aşk ikilisi arasında yaratılmıştır. kendisini kendisi seçer, yaratır ve ileriye doğru yol alır.
tarihi tekamül, allah'ın insanda dirilmesidir. niçin hegel'in diliyle konuşalım ki.
eğer sosyalizmin inşa ettiği, sınıfsal tabakalaşmanın olmadığı bir toplumda, kapitalizmin sınıfsal yapısı yıkılıp bunun yerine dünyanın çirkefliğini ve burjuva ahlakını işçi sınıfına ve köylülere de yayarak, burjuva sınıfı yerine bir anti-burjuva toplumu -keyfine ve şehvetine düşkün bir toplum- inşa edilecekse; o zaman mevcut sınıfsal sisteme uyulsun, daha iyi."*
* ali şeriati, islam ve sınıfsal yapı, fecr yayınları, 3. baskı, haziran 2012, sf. 86-87