sarıkamış'ta şehit olanların hiçbiri kahraman olmak istemedi adım gibi eminim; donmaktan son anda kurtarıldığı söylenen enver dışında. bıyıkları prusya usulü yukarı kalkık, yıllar içerisinde kendisinden beklenen yükselmeyi sağlamış hatta saraya damat olmuş enver paşa yaşanan acının 1 numaralı hatta kimilerine göre tek nedenidir. sarıkamış'a baktığınızda kahramanlık hikayeleri ve büyük bir acı görülür peki orada tüm gerçekliğiyle duran acziyet, kabiliyetsiz hamleler. her yıl artık teatral bir hal alan sarıkamış faciasının yıldönümünden maalesef asıl çıkarmamız gereken dersleri aldığımızı düşünmüyorum. huşu içinde ölüme teslim olmadı oradakiler, feryat, figan ve büyük bir acziyet içinde şehit oldular. hamaseti seviyoruz mesela benim şu anda yaptığım gibi üst perdeden konuşmak bu coğrafya insanının vazgeçilmez tutkusu. öfkeliyim her yıl sarıkamış'ta çanakkale'de yapılan konuşmalara. halkın dedesiyle olan gönülbağını kuvvetlendirmesi, onlarla empati kurması muhteşem. ama benim asıl istediğim suyun başındaki seçilmişlerin enver paşa ve dönemin padişahı mehmet reşat ile empati kurmaları ve bu büyük kusuru, anadolunun zayıf tıknaz şekilde cephelerde savaşan çocuklarının fedekarlıklarının ardına gizlenmeden eleştirmeleri. yoksa bırakın halk facia ile ilgili yeni manas destanları yazsın ki hak eder de... bir de anlamadığım nedense ensesi kalın tarihçilerimizle günümüzdeki askeri strateji uzmanları kafa kafaya vermez, sonra işinde uzman grafikerler ve yönetmenlerle şöyle başarısızlığımızı, Almanlara karşı boynumuzu kıldan incedir yapışımızı ve tüm acziyetimizi ortaya koyan bir belgesel çekmezler. son sözüm kimse ölüme şarkı söyleyerek yürümez.