macera hissinin sona ermesi. kırkımı bitirmek üzere olduğum şu günlerde yavaş yavaş etkisini hissetmekteyim. filmler, müzik, kitaplar, kadınlar artık ilgi çekici gelmiyor eskisi gibi. bir havadis değeri olmaktan çıktı. hayatla oyunlar oynamanın da bir esprisini görememeye başladım. sadeleşme, olabildiğince yalnızlaşma, uzaklaşma, daha da dışarı kalma isteği ana motife dönmekte. bu yaşa geldiğinde kimi sığınakları yaratamamış birisiyseniz benim gibi, bu olup bitenden sıyrılmaya bir gerçeklik verememekten kaynaklanan bir daralma kalıyor elde. bu da fena haliyle. içinde olmak istemediğinizin içinde kalmaya ve içerisinde oyunlar oynamaya da devam ediyorsunuz az biraz katlanılır kılma adına ama istediğiniz bu oyunlara tamamen bir son vermek ve başka bir yaşama gidebilmek. can sıkıcı. filmleri izlemeye, şarkıları dinlemeye, karşınıza çıkan kadınlara ilgi göstermeye, bir kitabın ilk sayfasını açıp sonrasında kendinizi yüzüncü sayfasında bulmaya, arkadaşlarla zaman geçirmeye, yeni giysiler almaya, bir takım yerleri görmeye devam ediyorsunuz. oysa bunlar artık bir şey olmaktan çıkalı çok zaman oldu. devri ve hikayesi bitmiş bir kimse olarak elinizde kalan tekrarlarınıza dönüyor.