isminin iskender olmasına anlam veremediğim elif şafak romanı. bence kitap iskender'i değil pembe'yi daha çok anlatıyor.
yazarın naif ve anlaşılır dili bana çok yatkın. edebi dil kullanacağım diye bir cümleyi 3-4 kez okutan kitabı direk kapatır rafa kaldırırım. bu açıdan olumlu bir kitap. daha önce elif şafak'tan baba ve piç romanını okumuştum. kitabı bitirdiğimde bir kaç gün tadı üzerimde kalmıştı. olaylar, karakterler zihnimden geçmeye devam etmişti. iskender ise aynı etkiyi yapamadı. bunun nedeni ise olayların karmaşık anlatılması, çok fazla karakter çok fazla detayla olaydan kopuş, ve esas konuyu ilk 100 sayfada çözmüş olmak. bize, geri kalan sayfalarda detayları sıkıcı olabilecek şekilde öğrenmek kalıyor. neden bu kadar çok karakteri esas konuyla bağlantısız olaylarla analiz etmiş anlam veremedim. bana kalırsa olayları bir başından bir kıçından yazmak yerine akışıyla yazsaydı ve bize iskender'i anlatsaydı daha fazla bir etki uyandırırdı.