insanın kendisinin de daha önce yaşadığı bir durumdaki insanın yardım çağrısına kulak asmadığında daha çok hissedilen duygudur.
günlerdir 5 parasız dolanıyorum ortalıkta ve elinde sigara olan ya da cebinde sigara olan tanımadığım insanlardan sigara dilenmeyi düşünüp duruyorum okula giderken. yapamadım.
bugün gözlem yaptığım okuldan çıktık 2 arkadaşımla. biri çıkardı L&M'yi. "Bana da versene hııııı bana da versene." dedim şirinlikle komiklikle. Verdi, yaktım, onlardan ayrılıp eve doğru yürümeye başladım. Uzuuuun bir caddedeyim, karşımda 30'una yeni gelmiş, camel renk deri ceketli bir erkek, onun birkaç adım gerisinde başörtülü yaşlı bir kadın, karşı kaldırımda emekli öğretmen görünümlü yaşlı bir erkek yürüyordu bana doğru. camel ceketlinin yanından geçtim ve onun "kardeş, bir şey sorabilir miyim?" dediğini işittim. Dönüp baktım gözlerine, talepkar bir bakışı vardı. daha önce ablamın başına gelmiş olan bir olayı hatırlayıp "amınızı bir kere sikebilir miyim?" diyeceğini düşündüm; amygdalam harekete geçti ve dedi ki "sonra da peşine düşer aman diiim dön önüne yürü ya kulum!". Amygdalamdan gelen bu emre uyup döndüm önüme yürümeye başladım.
Sigaramdan bir nefes daha çektim. Sorgulamaya başladım, analiz etmeye başladım yaşadığım bu olayı.
- yoksa sigara mı isteyecekti? Kardeş dediğine göre muhtemelen öyle. ama o talepkar ve şehvet dolu bakış neydi öyle? yanlış analiz etmiş olabilir miyim? Hem çok yakınımızda yaşını başını almış insanlar vardı, onların tepkisiyle karşılaşmamak için laf atmazdı heralde. Hem zaten "kardeş" dedi.
20 metre falan yürümüştüm, yakındaysa gidip ne soracağını öğreneyim dedim, dönüp baktım sokağa. Camel deri ceketli adam yoktu ortada!
- Beni sınamak için ilahi bir olay mı yaşamıştım yoksa? iyi de ilahi bir olayda adam sigara gibi bir şey istemez ki. iyi de zaten adam sigara istemedi ki zaten belki de saati soracaktı. iyi de saat bi bende mi var. yaşlılara sorardı saat soracak olsaydı. of of!