hatırladıkça insanın tüylerini ürperten anılardır.
lise 1 deyken boş derslerden birindeyiz. tüm sınıf bahçeye hücum etti tabi. ama ben ömrümde ilk kez ineklik yaparak sınıfta kalıp ders çalışcam dedim. baya da israr etti arkadaşlar gel diye ben olmaz da olmaz işte. neyse sınıfta çalışıyorum 10 dk sonra 3 tane abazanistan diyarının en ergen en pislik ve benim maalesef sınıf arkadaşım olan insan müsveddeleri sınıfa girdiler. önce ben onlarla ilgilenmedim onlar benle. neyse işte bi kaç dakika sonra nolduysa coştular. gelip tuhaf tuhaf sorular sormaya başladılar. ben de o zamanlar daha çocukları leyleklerin getirmediğini biliyorum ama nasıl yapıldığını bilmiyorum o kıvamdayım yani. şu ne bu ne diyorlar benim hiç duymadığım şeyleri bana soruyorlar. en sonunda biri * suyu ne diye sormaz mı? zaten o kelimeyi bana direkt söylemesi beni dumur etti; bi yandan da o ne laayn diye kendi kendime soruyorum. bi yandan da kaçmaya çalışıyorum bırakmıyolar beni. o kadar kötü hissettim ki kendimi. salatalık filan dediler en son onu hatırlıyorum. ( o zaman anlayamamıştım ama şimdi anlıyorm maalesef siz nasıl mastürbasyon yapıyosunuz diye sormuşlar gerizekelı ergenler) koşar adım kaçtım en sonunda bahçeye nasıl gittim hiç bilmiyorum. arkadaşları buldum tek dediğim bana soru sordular. onlarda biz sana gel dedik filan diye başladılar tabi. o günden beri ben 5 dakikadan fazla ders çalışamıyorum. (bkz: bahane bahane bahane) (bkz: çalışmak istesem kim tutar beni.)