kuran'in ruhunun metafizige dayali, islam oncesi batini felsefelerden getirilenlerin de dislanmadigi bir sekilde yorumlanmasi, daha dogrusu hissedilmesiyle ortaya cikan bir alan.
temel unsurlarindan biri ve belki de zeminini olusturan guclu ogelerden biri, ki amerikali yazarlar da tasavvufu tanimlarken bu hadisi sikca zikrederler "el fakru fahri", yani "yoksullugum kivancimdir", yani yabancilarin kullandigi haliyle "my poverty is my pride" hadisidir. bir digeri, elbette "kenz-i mahfi hadisi"dir, "ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim". tasavvufun zemininde duran en onemli ogelerden biri hz. ali'nin "kuran'in sirri fatiha'da, fatiha'nin sirri besmele'de, besmele'nin sirri b'de, b'nin sirri noktasindadir" ifadesi ve ardindan sorulan "peki siz neredesiniz?" sorusuna "ben o noktadayim/noktayim" seklindeki batini cevabidir. esasinda bu sozu yine kendisine ait olan "ilim bir noktaydi, cahiller onu cogalttilar/dagittilar" sozuyle birlikte dusunecek olursak hz. peygamber'in ona verdigi "ilim sehrinin kapisi" ovgusu gereken kopruyu kurmaktadir. ilim sehrine gitmek icin ali'den gecmenin zorunlulugu ile kuran'a gitmek icin b'nin noktasindan gecme zorunlulugu arasinda bir analojinin imkani gun gibi aciktir: biliyoruz ki kuran'daki butun sureler besmeleyle, yani b'yle, yani noktayla baslar, besmeleyle baslamayan tek sure olan tevbe suresi de yine b harfiyle, yine noktayla baslar. yani ali noktadir, hem ilmin o en yogun hali olan noktadir, hem b'nin noktasidir, ilmin=kuran'in giris kapisidir dusuncesi tasavvufta cok cezbedici batini hususlardan ve temellerden biridir. insanin fitren musluman oldugu (kalu bela ayeti) ve allah'in insana kendi ruhundan uflemesi, onu "alaka"dan yani sevgiden yaratmis olmasi (...min alak) gibi ogeler de tasavvufun zeminindeki en guclu unsurlardan sayilmalidir.
ve evet, bugun en cok istismar edilen islam alanidir. tasavvuf arac edilip, sarkilar siirler kitaplar girla giderken tasavvufun ruhuna kendi gozleri onunde oylesine ihanetler edilir ki... "haydi bir sema yapin da size bakip keyiflenelim, islamiligimizi tatmin edelim" talepleriyle gelip "gosteri salonlari"ni dolduran ve hayatlarinin her alaninda tasavvufa ait ne dustur varsa oldurmus olan zevat tasavvufu somurdukce somurur, icini bosalttikca bosaltir... ver ney'i, ver itri'yi, zaten alttan alttan armani parfumum de veriyor egzotik kokuyu, boynuma sardigim tilki yunu de ne hos gidikliyor beni, simdi keyiften ucacagim! ne buyuk miras, ne uzucu hallerde... heybetli aslan, nasil bir sirk kafesinde...