oscar'a aday olabilmesi için, bu yıl seçilen nuri bilge ceylan filmi. aday olabilse bile ödülü alacağını sanmam. neden mi? aslında nedeninden önce biraz nuri bilge ceylan'dan bahsedelim. allah için adam iyi yönetmen. işin kamera kısmından çok iyi anlıyor. kartpostal gibi görüntüler izliyoruz. yani filmi durdur, al bir capture, masaüstü için arka plan resmi falan yap. adam öylesine iyi görüntüler yaratıyor filmlerinde. zaten cannes'da falan, şurada burada aldığı "en iyi yönetmen" ödüllerinden de belli oluyor. ama konumuz oscar olunca işler değişiyor. adamlar yabancı film kategorisinde, sadece en iyi film ödülü veriyor. en iyi yönetmenmiş, şuymuş buymuş diye ayırmamışlar. en iyi film için de sadece iyi bir yönetmenlik yetmiyor. iyi bir de hikayenizin olması lazım. oyunculukların iyi olması lazım. insanın facebook ya da twitter iletisi yapabileceği cümleler, diyaloglar olması lazım. işte bu noktada nuri bilge ceylan filmleri malesef zayıf kalıyor.
özetle filmimiz, bir buçuk saatlik araba yolculuğu, yarım saatlik otopsi ve karakterlerin, hayatlarını öğrenmemiz için çabaladığı yarım saatlik zorlama diyaloglardan oluşuyor. nuri bilge ceylan iyi bir yönetmen ama bir zamanlar anadolu'da iyi bir film değil.