zihnin oyunları

entry3 galeri
    2.
  1. neydi insanı zamana alet eden ve algının oyunlarıyla şizofrenik kıpırdanmalarına yem eden hayatın? hayır ortada v'olta atmak için bi' sebep de yok, zaten suyun kaldırma kuvvetinden balıkların haberi olsa içleri kaldırmazdı kesin, düşmez kalkmaz bir allah yazardı ya da solungaçlarında. belki de bi' kaşık suda yüzüyor sandıklarındandır kendilerini,3 saniyelik hafızalarıyla dünyaya yeniden gelme hadisesi biraz, ya da elli ilk öpücük filminin gudik romantizmi hani..
    tabi bi'de olaya balığı tutan, tutmaya çalışan, tutmuş gibi yapan bünye açısından bakmak lazım. oltaya yem koymak ya da koymamak:that is the question! hayır oltaya yem diye koyduğun solucan "işte bütün mesele bu" nun rasgele çevirisine mi yansın, soru işaretinin çengeline takılırken canının yanacağına mı, yoksa balığın organizmasındaki devinimlerinin maksimum 3 saniye süreceğine mi.. şimdi yılmaz odabaşı diye bi' kaptan -ı derya gelse buraya, dese ki; "bir akvaryumu yaşamak bir akvaryumu anlatmaktan kolaydır, işte bu yüzden.." o zaman büyük balık küçük balığa antibiyotik muamelesi yapar mı, kaçan kovalanır mı, uzayda hayat var mı, sen hiç ateşböceği gördün mü diye de kurgulanır mı beyin? o kadar mıdır yani olan biten, serbest-radikal- çağrışımların dna zinciriyle sarmal bir diziliminden mi ibarettir tüm bu kargaşa, bu saçmalıklar arenası, bu histerik bozgunlar, bu kronik roma(n)tizmalar.. o yüzden mi habercisidir yağmurun ya da yağ-mak fiilinden yağmur sözcüğünü nasıl bir organizma türetmiştir, -mur da nedir, mundar olmakla alakası var mıdır?
    yoksa boşvermek midir kağıdı her zaman yapılan, sonra hayattan koca bi' sıfır alıp oturmak mıdır, boş verip veriştirmek midir sonra anasına avradına algının? (bkz: bir hakaret olarak algın) diye de bir bkz verdik miydi, ironinin ebesiyle çarpışırız bundan gayrı..diye düşünmek midir?
    ama fazla s'övmemek lazım yine de; balıklar boğulmasın diye..

    paragrafında s'özü geçen saçmalıkların beyin lobundan kaleme düşey geçişidir çokça..
    2 ...