özünde "düzeni hızlı bir şekilde değiştirmeye çalışan kimseler" anlamına gelen fakat özellikle ülkemizde içi boşaltılmış bir kelime.
mesela ülkemizde ayağındaki conversele solcu olduğunu sanan gençler kendilerini devrimci olarak tanımlar. oysa düzeni değiştirmek için hiçbir girişimleri yoktur. düzen karşıtı tek şeyleri, ezberledikleri ve doğaçlama yaparken savunmaktan aciz oldukları hayat görüşleridir.
ülkemizden son dönemlerde çıkmış en büyük devrimci için (bkz: kazım koyuncu).
peki kazım koyuncu ne yapmıştır düzeni değiştirmek için? kazım koyuncu bana göre 1980 sonrası dönemdeki en büyük devrimi gerçekleştirmiştir ülkemizde. doğu karadeniz dışında sadece küçük bir kesimin varlığından haberi olan, hatta doğu karadeniz'de lazlar tarafından dahi yavaş yavaş unutulmaya başlayan lazca'yı ve laz kültürünü tüm Türkiye'ye tanıtmıştır. lazca şarkılar bestelemiştir.
bugün bu ülkede lazca kursları kurulmaya başlandıysa ve lazca 2 nesil sonra ölmüş diller arasına katılmayacaksa, bunu kazım koyuncu'ya borçluyuz.
"tek devlet, tek dil" faşizmine karşı "tek devlet, çok dil" felsefesini benimsemiş, "ben laz'ım. ama ben türk'üm de, kürtüm de" diyebilmiştir. diyarbakır konserinde "denizin çocuklarından dağın çocuklarına selam getirdim" diyebilmiştir.
rahat uyu denizin hırçın çocuğu. bir gün mutlaka tüm sınırlar kalkacak, tüm kültürler kardeşçe iç içe yaşayacak.
"ben bir sanatçıyım. ve ben bir laz'ım. ama her şeyden önce ben bir devrimciyim ve bir devrimci olarak öleceğim."