Aslı olarak Ergenekon Büyük Türk destanını parçasıdır.Esas olarak demirci dağda bir maden bulur ve Türkler bu madeni eriterek Bozkurt önderliğinde dağdan (Ergenekon Dağı)çıkarlar.
Günümüzde ise;yazılmayan kitapları toplama,yapılmayan darbeleri bastırma,hiç düzenlenmemiş toplantıları faka bastıma,hükümete muhalif eden tüm yazar-çizer takımını henüz iddianameleri bile hazırlanmadan derdest edip Silivri'ye yollama,Akıl içine düşünce henüz düşmeden 'peki ya düşerse' diye kişioğlunu kelepçeleme,Emekli albay ve generalleri alaşağı edio orduyu rencide etme,mesleapolis tarafından genç bir subayın telefonuna 'bilgi yükleme',şimdilerde din başlığı altında halkı kandıranlara karşı ülkesini uyaran ilahiyatçıların evini arama,her gazetecinin,bilim adamının,sanatçının evinde olan/olması gereken bilgi/doküman ve belgeyi kameralar önünde artistik bir hareketle çuvallayıp araçlara yükleme ve en nihayetinde her muhalifi darbeci olarak niteleyip televzyonlarda 'demokrasi savaşçıcı' görünümü vermenin diğer adıdır.Unutulmuştur zamanında Fettullah Gülen örgütlenmeleri,üniversite hazırlık kursunun kapısından başı açık girip arka kapıdan türbanla çıkanlar,derslerde el altından cihad çağrısı yapan öğretmenler,televizyonlarda radyolarda açk açık 'isşami devlet 'söylemi yapan,halkı bu yönde ayaklandırmaya çalışan,belediye burslarını dağıtırlen 'baş örtülülüğe' özen gösteren,her platformda laik cumhuriyete karşı toplu hareket etmek gerektiğinş vurgulayanlar.O kadar unutulmuştur ki artık Afrika ülkelerinde Gülen cemaati okullarına katılımımızı Cumhurbaşkanlığı düzeyinde olmuştur.Cumhurbaşkanı eşinin bir zamanlar ülkesi ile mahkemelik olduğu,Başbakan'ın zamanında hacı hoca önünde bağdaş kurup oturduğu.
Ancak bunlar demokrasi mücadelesidir.Kesinlikle bir devletin niteliğini,yönetim şeklini değiştirmeye yönelik planlı ve sistematik hareketler değildir.inceden yavaş yavaş yapılagelen 'çaktırmadan darbeler' değildir.Televizyonlarda 'bu ŞiMDiLiK mümkün değildir' şeklinde beyanat vererek ısrala ŞiMDiLiK in altını çizerken türbanın ilkokul seviysine kadar inmesi sadece insan haklarıdır.Cemaat okullarında müfredata aykırı öğretilerin yapılması farklılıktır hatta inceden müfredatın külliyen değişmesi ise 'gerekliliktir'..iETT'den başlayan yolculukla kademe kademe sisteme karşı etrafını ve halkı ayaklandırmak 'biliçlendirme'dir.Mustafa Balbay,Tuncay Özkan,Haberal,ilhan Selçuk,orduya hizmeti geçmiş tüm generller,genç subaylar..vs vatan haini,militarist ve devleti planlı yönde yıkmaya çalışan sefil darbecilerdir.Ancak Rasim Ozan Kütahyalı gibi 'apaydınlık' yazarlarımız bizim gözümüzü açan değerli vatanseverlerdir.Kahrolsunlardır Silivri de yatan cemaatçiler..Sinsi organizasyoncular.Tüm üniversite rektörleri,askerler..Yaşasınıdr inceden demokrasi ayarı veren canım ülkemin 'demokrasi savaşçıları'..