safranbolu

entry153 galeri
    14.
  1. her tarafı ile tarih kokan bir ilçedir. birbirine benzeyen o estetik ve ergonominin en üst düzeyde bulunduğu evleri, her daim güleryüzlü ve içten insanı ile gezilesi bir yerdir. nereye giderseniz gidin size gülümseyen, hoşgeldin diyen, yoldan arabayla geçerken bile baş selamı veren, hiç bir kazanç artniyet taşımadan size her türlü yardımı gösteren bir halkı vardır. gezilecek yerleri ilk bakışta çok az gibi görünse de golf arabaları ile yapılan şehir turuna katılındığında aslında hiç bir zaman girilemeyecek olan o dar sokak aralarında nelerin yattığını görüyor insan. 150-200 senelik konakların içerisine girildiğinde o zamanlarda yaşayan insanların hayatlarını kolaylaştırmak adına ellerindeki teknoloji ile neleri düşünüp neleri uyguladıklarını gördüğünde ise insan bir hayli şaşırıyor.

    bir nokta daha, herkes der ki, safranbolu'ya gittiğinde safranın kilosu kaça diye sormayın. sebebi ise safranın kilosunun 15-20 milyar civarında olmasıdır. safran bitkisini safranbolu'da -ki tüm türkiyede de diyebiliriz- sadece bir aile yetiştiriyormuş. bu aile de senede en fazla 1,5 kilo yetiştirebiliyormuş. dolayısıyla toplam mahsül senede 1,5 kilo olunca pahada da bu kadar ağır oluyor bu bitki. o sebepten esnafa kilosu kaça gibi bir soru yerine gramı kaça diye sormak gerekiyor safranbolu'da.

    gidildiğinde, kuyu kebabı, iç pilav, bükme, sac kavurma yenilmesi, safranbolu lokumundan kesinlikle alınması, safran ile yapılmış zerde'den yenilmesi, mağaranın gezilmesi ve yörük köyüne gidilerek gezilmesi, gözleme ve ayranın mideye indirilmesi icap eder.
    2 ...