kaplan gorunumlu ceylan
0 (düz adam)
on birinci nesil yazar 2 takipçi 10.91 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    çamaşır makinesi sabırla izleyen çocuk

    1.
  1. borderline kadınlarda neden daha sık görülür

    1.
  2. Aslında başlık şöyle olmalıydı "borderline neden erkeklerden daha çok kadınlarda görülür".
    Bunun en büyük etkeni cinsel taciz ve istismardır.
    henüz çocukluk çağında erkek çocuklara nazaran kız çocukları daha çok cinsel tacize maruz kalırlar. Işte en önemli etken budur.
    Ikinci olarak anne-kız ilişkisinin yeterince gelişmemesi.
    Çocukluğunda gerekli ilgiyi göremeyen ve bu ilgisizlik ve değersizlik hissiyle büyüdükleri için kendilerini hep değersiz hissederler. Anne figürleri genellikle kararsız ve depresif kişilerdir. Anne ve babada alkolizm hikayesi görülebilir. Baba genellikle ortalıkta yoktur, anne kendi derdine gömülmüştür.

    Bütün bu olumsuzluklar bu bozukluğun ana etkenleridir.
    Borderline kadınına sahipseniz sabıra ihtiyacınız vardır.
    Ve inanın gerçekten hem çok şanslı hemde çok şanssızsınızdır. Size hem sevginin en yücesini hem de işler yolunda gitmezse nefretin en ateşlisini verirler.
    1 ...
  3. violete tek dize şiir

    1.
  4. Sözlük abazaların en bol yeri violet
    Harun abilerin, adamların göt altına gittiği yer,
    buralar hep seks, bilki sevgi yeşermez
    Ben gidiyorum violet,
    sen bu abazalarla mücadele et...
    0 ...
  5. dünya kadınlar gününü kutlamak yüzsüzlüktür

    1.
  6. Ülkemizde kadına şiddete, tacize, ses çıkartmayan ve tecavüzde kadına suç bulan bir çok yüzsüzün mikrofon karşısında rol yapıp riyakar riyakar kadınlar çiçektir demesidir.
    Bence yurtta ve dünyada çeşitli tecavüz ve taciz etkinlikleriyle kutlanmalıdır kadınlar günü her zaman sıradan günlerdeki gibi.
    0 ...
  7. kadınların psikolojik sorunlarının nedenleri

    1.
  8. Sosyolojik Tespit: Ataerkil toplumsallaşma ve kadınlar:
    Bu nedenler arasında Kuşkusuz, rahim kanseri gibi yalnızca kadına özgü psikolojik hastalıklar/şikâyetler yoktur. Ancak Simone de Beauvoir’ın 1949’da tespit ettiği üzere “kadın doğulmaz; kadın olunur” gerçeğinin yarattığı sorunlar cinsiyetlere göre farklılaşmaktadır.
    Konulan isim, giysilerin rengi ve seçilen oyuncaklarla görünür halde olan bir cinsiyetçi farklılık içinde davranılır doğumundan itibaren kişiye. Ne yapıp ne yapmaması gerektiğini, yani içinde bulunduğu toplumun normlarını öğrenir insan toplumsallaşma sürecinde. Hatta, davranışçı ekole göre kişilik yalnızca bu toplumsal öğrenmeye dayanır. Bu bağlamda biyolojik farktan çıkarak cinsiyet rolleri öğrenilir. Kadın pasif, uyumlu, anaç olmayı öğrenir örneğin; toplum da kadın davranışlarını mevcut normlara göre yorumlamayı. Bir çok psikiyatrik semptom da geleneksel kadın rol ve davranışlarının abartısı çerçevesinde kavramlaştırılmıştır. Histerik, borderline kişilik yapısı, disosiyatif bozukluklar, somatizasyon, depresyon, adet dönemi sorunları, agorafobi teşhisleri bu bağlamda değerlendirilebilir.

    Son yıllarda, yalnızca dünyada değil Türkiye’de de kadınlar eğitim ve çalışma alanında giderek artan oranlarda yer almaya başladılar. Diğer bir deyişle geleneksel toplumda asli görevleri olarak kabul edilen ev içi rollerden kamusal alana doğru açıldılar. Ancak eşlik ve annelik gibi aile içi rollerin temel sorumlusu olma durumları, ev dışındaki yeni yükümlülüklerine rağmen hala sürüyor. Kadının çalışması, özellikle ekonomik zorluklar söz konusu ise, neredeyse her toplumsal sınıfta meşrutiyet kazandı. Oysa, eğitimli ve çalışan kadının eşi olarak erkek, kadın ev dışı sorumlulukları onunla paylaştığı halde, ev içindeki işleri onunla paylaşmıyor. Hatta ev içindeki işlerde kadına sadece yardım bile etse bu övülen bir davranış olarak karşılanıyor. Kısacası, modern yaşam kadına özgürlükle birlikte çifte sömürü getiriyor.
    Diğer taraftan, toplumun modernleşmesine karşın 16-24 yaş arası kızların/kadınların %60’ı evde oturmayı sürdürüyor. Kuşkusuz bu oranın içinde eğitim alan da var almayan da.
    Öte yandan, tüm dünyada kadınların rol ve statüleri erkeğe göre belirleniyor hâlâ. Diğer bir deyişle, modernleşme ataerkil toplum yapısını aşmadı. Erkek gibi kadın deyişi bir övgü iken, kibarca söylersek kadın gibi erkek bir sövgü niteliği taşıyor. Kadının ikinci cinsliği sürüyor.

    Not: ilerleyen saatlerde entry devam edecek. Psikolojik neden ve sonuçlar ve türk kadınlarının en çok şikayet ettiği konular ve uygulanan tedaviler anlatılacak.

    Sözlüğü psikolojiye boğmaya geldim*.

    Kaynak dr. Ayşegül yaraman makaleleri.
    5 ...
  9. obsesyonlar ve kompulsiyonlar saplantı zorlantı

    1.
  10. Obsesyon (saplantı) irade dışı gelen bireyi tedirgin eden benliğe yabancı bilinçli çaba ile kovulamayan tekrarlayıcı düşüncelerdir. Kompülsüyon (zorlantı) ise çoğu kez saplantılı düşünceleri kovmak için yapılan irade dışı yinelenen hareketlerdir.Bu tür saplantılar kişinin kendisine de aşırı derecede anlamsız hatta saçma gelir.

    Kişi bu tür dürtü düşünce veya düşlemlerine önem vermemeye ya da bunları baskılamaya çalışır. Ancak bu düşünceleri kafasından uzaklaştırmaya çalıştıkça bunlar aksine kişinin zihnine daha çok gelir. Bu tür dürtü ve düşünceler başka bir düşünce ya da davranışla etkisizleştirilmeye çalışılır. Israrlı yineleyici görünüşte bir amaca yönelikmiş izlenimini veren ya da kalıplaşmış her türlü davranış (örneğin; el yıkama kontrol etme) yada zihinsel eylemler (örneğin; sayı sayma bazı sözcükleri sessiz bir şekilde söyleyip durma) kompulsiyon olarak tanımlanır.

    Kompulsiyon obsesyonların yarattığı sıkıntıdan kurtulmaya veya korku yaratan olaydan ya da durumdan korunmaya yöneliktir. Ancak kompulsyonlar kişiye haz ya da doyum sağlamaz. Başlangıçta kişi yapmaya doğru itildiği obsesyonu yerine getirmemek için bir direnç gösterir. Ancak obsesyonun oluşturduğu gerilim kompulsyonun gerçekleştirilmesiyle kısa sürelide olsa atlatılmış olur. Bu obsesyon ve kompulsiyonlar kişinin zamanının önemli bir bölümünü (günde bir saatten daha uzun zaman alır) boşa harcamasına yol açar.
    4 ...
  11. © 2025 uludağ sözlük