gecenin köründe odana dönünce oda arkaşına sorduğun naber sorusuna oda arkadaşının gece gözlüğü gözünde takılı bi halde iyiyim sence nabıyorum diye cevap vermesi.
Alkol duvarının sınırlarını zorlarken oda arkadaşının duşta birisiyle konuştuğunu görmek ya da duymak.Kendi kendine o mu deli ben mi sarhoşum diye sormak.
ruhsal bir bozukluktur şizofreni.bizzat bir zamanlar bizimle yaşayan babaannemin hastalığı idi.bu hastalığa sahip kişi kendi hayal dünyasında olaylar yaratır ve bunlara gerçekmiş gibi inanır.sabit fikirlidirler genelde...
otobüste giderken yanıma oturan adamın atatürk'le konuştuğunu sanması, onu bugün okulu asmaya ve sakarya caddesine gidip döner yemesi için ikna etmeye çalışmasıdır.
hayatta insanın başına gelebilecek en büyük felaketlerden biridir. ancak insan bunun farkında değildir. çok sinsi gelir. sanrıların gerçek olduğunu farzetmek ve hasta kişinin hasta olduğunu kabul etmemesi, teşhisin konulmasını hatta hastalığın farkedilmesini geciktirir.
eğer ailede daha önce birinde görülmüşse sonraki evlatlarda görülme oranı da artar, % 12 lere %18 lere fırlar. her 100 kişiden birinde görülür.
düşünce akışının bozulduğu hastalıklar olarak kategorilenen psikotik bozuklukların en ağırıdır. düşünce akışı, duyum ve duygular tamamen bozulmuştur, tedavisi kesin bir çözüm sağlamamakla birlikte düşünce bozukluklarını giderici anti-psikotik ilaçlar düzenli olarak (bazen ömür boyunca) kullanıldığında pozitif semptomlar kaybolabilmektedir.
Empyrium'un Die Schwâne Im Schiff şarkısını dinlediğimde bir anda bütün bedenimi saran güvensizlik hissiyatı nedeniyle acaba bende var mı lan diye düşündüğüm ama sonra da şizofrenler şizofren olduklarını düşünmez diyerek kendimi avuttuğum duygu yoğunluğu. Sanırım biraz melankoliyle alakalı...