"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
sev say emri
sev dedi seni sevdim.
say dedi müteşekkür bildim.
beni sana Allah göndermiştir bebeğim.
çok daha çok güzelsin sana aşkım derim.
ben seni sevip sayacak aşık yanık erkeğim.
sensin benim songülümsün.
aşkımsın gözlerimdeki gönlümdeki
aşığım yanığım sanadır dizelerim
canı gönlümden gelen incilerimdir.
en güzel duygu ve düşüncelerimdir.
seni sevip saydığım değer verdiğimdir.
işte ben güzelim anca seni sevmişimdir.
bir de bana bakarmısın kadınım.
sensin benim yaşam baharımsın.
bir daha bana bakmani isteyeceğim.
şahsına şiirlerimi özeldir dizeleyeceğim.
en güze çiçeklerimi sana göndereceğim.
çünkü ben seni seviyorumsayıyorum derim.
senden başkasını da inan ki sevmeyeceğim.
çünkü aşkımla kadınla yaşamayı tercih edeceğim.
ben işte nezaket usülü sunun aşık yanık bir erkeğim.
sinema
sinemaya iki bilet aldım sevgilim.
aşkımsın kadınsın sen biriciğimsin.
kadınlar sürprizlere bayılan varlıklardır.
haydi aşkım kadınım yıldızım diyeceğim.
çünkü bu akşam seni sinemaya götüreceğim.
ve ben seni böyle memnun murat mesut eylerim.
ramazan uz şair şiar
hayat kısacıktır. anlaşılmalıdır.
bir film şeridi gibi kayacaktır.
ele avuca sığmaz ki taşacaktır.
hayat güzelce aşkla yaşanmalıdır.
kalın sağlıcakla aşksız m-kalınmamalıdır.
Son, you can suck my dick
If you don't like my shit
Cuz I was high when I wrote this
So, suck my dick
And I don't give a fuck
If you don't like my shit
Cuz I was high when I wrote this
Son suck my dick.
nazım hikmet'in eş anlamlısı...
ve toz oluyorum yaşıyorum şimdi senin yanında,
sende öldükten sonra kavonozuma gelirsin,
ve orada beraber yaşarız,
külümün içinde külün,
ta ki savruk bir gelin,
veya vefasız bir torun bizi oradan atana dek.
lakin biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek.
Varlığın anlamı sorusuna cevap arayanların bir uğrağıdır.
Not:Heidegger bu cümleye ilham olan filozoftur.
Heidegger der ki: Dil varlığın evidir. insan orada barınır.
Şimdi dili de en ustaca kullanan ve varlığın anlamı üzerine kafa ve gönül emeği harcayan şairdir.
güzelim beni bırakıp gitmemelisin.
sana benim ihtiyacım var vardır derim.
gel dön bana sarılmalısın erkeğinim.
ben senin bana dönmeni isteyeceğim.
benim o ben inan seni sevip sayacağım .
aşkımın baş harfi s Songül hanımdır.
ben seni seviyorum sayıyorum kadınım.
senden başkanı sevip saymam baharımdır.
o benim gözlerimdeki gönlümdeki aşkımdır.
kadın
kör kuyularda bir başına yaşayanım.
aşksızım kadınsızım .
bir amacım var vardır. buna inanırım.
bir kadınla bende inan ki çok yaşayacağım.
nerededir benim kadınım içimdeki o sızımdır.
işte benim kadınım o benim yaşam baharımdır.
senin gibi bir güzele emek verdim.
gelirsin beni de seversin diye bekledim.
bir umudum vardı bana gelecksin sandm.
kör kuyularda bir başıma yaşayan adamım.
ama ben ne acıdır güzelliğine vurulmuşumdur.
bir elimle en güzel çiçeklerini gönlüne sereceğim.
diğer elimle de sana şahsına özel şiirlerle sesleneceğim.
ben seni böyle deli divane mutlu mesut murat eyleyeceğim.
işte aşkım seni seven sayan şahsına değer veren saf erkeğim.
bir evim olsun isterdim
küçük bir bahçesi önünde
çiçeklerden gül karanfil
bir de hanımelleri penceremde.
denizi görmesi ne hoş,
karşıdan vapurlar geçer...
iki üç odacık yeter.
çocuklarımla geliriz okuldan
karım çay hazırlar
büyük kızım masayı donatır
bir yeniharman yakarım
denizin sesine dalar giderim
bazan balığa çıkarız oğlumla
anneleri bir iş alır eline
pencerenin kenarına ilişir
küçükler bahçede oynar
sonra akşam olur
hep beraber otururuz sofraya
neşeli sıhhatli yemek yeriz
kahvemi getirir kızlarımdan biri
biraz da gazetelere bakarım...
arada bir tiyatroya sinemaya gideriz
günler yıllar geçer
çocuklarım büyür
her biri bir iş, ev bark sahibi olur.
karımla başbaşa veririz bu sıcak yuvada
onların saadetini konuşuruz...
bir evim olsun isterdim,
çocuklarımın gülüşleriyle dolsun içi,
karımın bakışlariyle aydın,
alın teriyle olsun duvarı, çatısı
yarın çocuklarıma kalacak.