Her isnanın zaman zaman ruhsal boslukta denediği eylemdir. Bir zamanlar acemice bende uğraşmıştım. Ancak şiirlerim sanki neyzen tevfik den fırlamışçasına olunca bıraktım yazıp çizmeyi.
sanıldığından daha zor eylemdir. kelime haznesinin bol olması gereklidir. şiir kurallarını bilmek gereklidir. aynen matematik gibi şiir yazmak da bol bol zeka ister. eğer şiir hakkında bilginiz çoksa yazın efenim, şiir okumak da yazmak da güzeldir. insanın duygularını edebi sanatla açıklamasından daha ne güzel olabilir ki?
kelam vardır ki sihir,
hikmettir bazen şiir.
necip fazıl kısakürek - nur harmanı
sultanu-ş şuara olduğu bilinen (şairlerin sultanı) necip fazıl kısakürek ''çile'' adlı şiir kitabından, önszöz takdiminden bir bölüm:
biz şiiri iman için bilmişiz; ve bu mihrak bilgiyi, her bilginin geçtiği binbir yol ağzı biliyoruz.
dilimin ucunda tek nükte kaldı:
allah'ın kâinata efendi olarak yarattığı, insan ehramının zirve taşı; ve şair...
efendimiz, kurtarıcımız, müjdecimiz, gaye-insan ve ufuk-peygamber... o ve şair...
o, herşeyimiz, herşeyimiz, herşeyimiz,- topyekün varlık nimetinin her şubesiyle beraber (poetika)mızın, şiir telâkkimizin de kaynağıdır.
bu inceliği (poetika)mızda gösterdik.
ve şair demek, gaye-insan ve ufuk-peygamberi, kâinatın efendisini, allah'ın sevgilisi'ni sezmeye doğru hususî ve ileri bir istidat...
üstün idrak müessesesi şiir, ilk borç olarak, elinde kâinat sırlarının anahtarı, o'nun hilkat sırrının ve kâinat rfendiliği makamının eşiğinde dize gelecektir.
şiir bu mukaddes eşiğin süpürgesi; şair de boynundaki süpürücülük borciyle insanoğlunun en yüksek rütbelilerinden birisi...
ben, bu rütbelerin en yükseği içinde, o'nun ümmetlik liyakatinin en alçak ferdi olarak, o mukaddes eşiğin süpürücüsüyüm.
kendimi böylece takdim ederim.
n.f.k
rahmet olsun, büyük doğu mimarı, üstad'a.
Yıllardır bunun üzerine düşünürüm. Bunun nasıl olup da gerçek olduğuna dair Halen net bir cevap bulamadım.
O ilk ilham anının nasıl geldiğine, ilk mısranın nasıl yazıldığına şaşırıyor kalıyor insan. Hele yıllar sonra okuduğunuzda bazı mısralar için insan "yahu bu söyleyiş nerden nasıl gelmiş?" Diye kalakalıyor. Dilim de varmıyor ama tanrısal bir şey adeta.