isteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküryordum.
Lucifer bir zamanlar tanrının favori meleğidir.Hatta ismi latince olarak (bkz: Lucifer) ışık getiren anlamına gelir.fakat daha sonra adem'in önünde secde etmediği için cehenneme atılmış ve "kötülük" kategorisine girmiştir.
şeytan bir cindir. bu serefsiz kerhaneci bizim yani insanların önünde diz çökmemistir. tabi buna kızan tanrı buna ayarı vermıstır. ama bu munafık süre isteyip (olan bize oluyo)ben bu insanları yoldan cıkarıcam rahat ol gibisinden triplere giren cin kişisidir.
araf suresinin anlatısına göre allah'ı görmüş ve konuşmuş mitolojik karakterdir.
yalnız anlatının tam bu noktasında gariplik var. şeytan, gördüğü ve konuştuğu hâlde allah'a iman etmediği için cehennemde sonsuza dek yanacaktır. biz insanlar ise, göremediğimiz ve konuşamadığımız hâlde eğer iman etmezsek, şeytan ile aynı cehennemde sonsuza dek yanacağız.
güneşte bir ateştir güneş olmasa hepimiz donarız: o yzüden şeytanı ve ateşi o kadar çok kötülememek lazım!hepimiz birer ateş deyilmiyiz zaten yanıyoruz her zaman ve her zamanda yanacağız.. (biz yanmazsak o yanmazsa kim yanar...) her yan yansın biz yanalım her yanımzı ateşler bassın: ya karabağ ya ölüm! şeytanda tanrının yarattığıdır!...
"adem, cesaret etti, onun selamına mukabele etti. ismini söyledi. "şeytan" diye mırıldandı, ışık, hava, su der gibi. secde gününden beri bu ismi ilk kez dilinin ucuna getirmiş, bu tekinsiz kelimeyi ilk kez söylemişti.
ismi vardı artık, öyleyse ismi varsa şeytan da vardı. ama onun ismini anınca, dili yanmadı adem'in, genzine bir ısırgan dolmadı. yer çökmedi, cennet gökleri yarılmadı. adem, şeytan konusunda neden bu kadar ısrarla uyarıldıklarını neredeyse anlamayacaktı.
cennetten henüz düşmemiş olan, kötünün lafzını bilip de manasına sırdaş olmayan, kelimesini bilip de kendisiyle yüz yüze gelmeyen biri için "şeytan" bile henüz o kadar tekinsiz bir kelime değildi." *
kırmızı renkli, kuyruklu, boynuzlu değildir. bu tasvirden daha ziyade, ölümcül zekasını uzun saçları ve ince kıvrak hatları ile kamufle eden bir şeydir.
o "ben en büyüğüm, dünyanın egemeniyim" diyen insan var ya, aslında dünyanın hatta evrenin en aciz varlığıdır. neden mi? kendisinden daha üstün olmayan şeytana "dur" bile diyemiyor, kendi bedenini kendisi değil, şeytan yönetiyor. bundan daha büyük bir acizlik var mıdır?
tanrı insanı daha yüce kıldı. hatta şeytana; "insanın önünde eğil" dedi. sen bu kadar yüce bir şekilde yaratılmışken, şeytanın egemen oluşu ne kadarda acı! seni, şeytan değil, sen yönetmelisin! *
bu arada;
tanım: insandan yüce olmayan varlık.
şeytan melek değildir, cindir. melekte değildi, hep cindi. toplum şeytanı hep melek olarak nitelendiriyor ama şeytan melek değildir. meleklerin günah işleme kabiliyeti yoktur. onlar sadece tanrının dediklerini yerine getirirler, aklı ve iradeleri yoktur, hür değillerdir. tanrının emrine karşı çıkan şeytanın melek olması bu sebepten dolayı mümkün değildir. bunu dipnot olarak belirtmek isterim.