Kuran’ın ayetlerine, Hazreti Muhammet’in sözlerine ve yaptıklarına, bunlardan çıkarılmış yorumlara dayanan, insanın yaşamını, toplumsal yaşamı düzenleyici, Tanrısal olduğu için hiçbir zaman değişmeyecek olan dinsel kurallar bütünü, islam hukuku.
ilkel bir yönetim biçimidir. bir o kadar da vahşi. bunları küçükken bunları tanrı söyledi diye kandırıyorlar sonra beyin gidince bu durumu bile normal görüyor. la bu şeriat tanrının dediğiyse tanrının dediğini yapanlar neden zirvede uçmak yerine bok çukurunda yüzüyor?
ama tabi şimdi yanlış anlamıştır. zaten türkçeyi de araplar en doğru şekilde anlar. arapçayı da türkler en iyi şekilde anlar.
“Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok yüksektir. Bu gibi oyuncular varsa, kendilerine başka taraflarda sahne arasınlar.” son noktadır.
“Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiç kimse hiçbir kimseyi, ne bir din, ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz.” Mustafa kemal atatürkün sözüdür.
“Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sade din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.” Mustafa kemalin sözüdür.
"Bir de, Türkiye Cumhuriyeti dahilinde, tüm tekkeler ve zaviyeler ve türbeler kanunla kapatılmıştır. Tarikatlar kaldırılmıştır. Şeyhlik, dervişlik, çelebilik, halifelik, falcılık, büyücülük, türbedarlık vesaire yasaktır. Çünkü bunlar gericiliğin kaynakları ve cehaletin damgalarıdır. Türk milleti, böyle müesseselere ve onların mensuplarına katlanamazdı ve katlanmadı.” Mustafa kemal atatürkün sözüdür.
böyle bir kelime var ve her yobazın dilinde, ama bunu uygulamaya kalksan, bi sürü konuda bi sürü ihtilaf çıkar, ve uygulanamaz bu.
bi kere bi sürü şeriat var, hangi şeriatı uygulayacağına bile mutabık kalamazsın.
bi sürü kanun boşlukları olur, ve gene dışardan kanun çıkarmak zorunda kalırsın.
yani o şeriat muhabbeti, şahsi olur, kanuna bağlı olmayan bişeye de sistem denmez. somutluğu olmayan şeyle de devlet yönetilmez.
şeriat aşşa şeriat yukarı...şii şeriatı var, vahabi şeriatı var, sünni şeriatı yok, hatta kültürlere göre de büyük fark var.
çok byüük kanun boşluğu olur, şahsa bakar iş. iyice kaos olur.
bu şeriat dediğiniz şey, uygulanamaz azizim.
görüyyosun işte arabistanı. doğru dürüst hiçbi kural yok, polis kafasına göre iş yapıyo. öyle develt mi olur?--
yani havada bulut sen o işi unut aga.
sonradan o boşlukları doldurmak için zaten kanun çıkarmak zorunda kalcaksın. e aynı şey olcak şimdiyle...yani şura, meclis, parlamento bişeyin olacak...e şimdi de var zaten.
işletceksen bugünkü sistemi işletsene.yani ola ki şeriatı getirdin, öyle bi kanuni boşluk olacak ki o boşlukları doldurmak için kanun çıkarmak zorunda kalacaksın, yani bugünküyle aynı işi yapmış olacaksın.
e şimdi de var meclis, işleteceksen, al sana meclis. daha ne istiyosun ki?...sen daha ne istediğini bilmiyosun...böyle romantik romantik, şeriat da şeriat, şeriat da şeriat, diyosun...
yani hiçbişey şimdiden daha iyi olmiycak, daha kötü olacak. polis seni durdurduğunda seni niye durduruyo, ne kadar ücret isteyecek bilmeyeceksin. tam kaos olacak.
Allah' ın kanunu anlamına gelse de bazı art niyetli yöneticilerin yöneticiliğinde insanlar ve toplum için kendi sınırları içine hapseden, çağa aykırı bir anlayışa dönüştürülen kelimedir. Dolayısıyla günümüz dünyası için kabul edilemez. Tarihte kalması en doğrusudur.
suçu, düşüncesi her ne olursa olsun eğer ki herhangi bir dine karşıt görüş belirtiyor veya o dine uygun biçimde yaşamıyorsa çeşitli yöntemlerle öldürülmesi gerekliliğini ifade eden dini bir yöntem.
tabi şeriatta sadece öldürme yok ama en önemlisi benim için bu.
yaratıcı can verdiyse, yaratıcı can alır. daha ötesi var mı.
kusursuz kanunlar. gerçek mânâda uygulandığı ülkelerde sadece müslüman kesimin değil gayri müslim kesiminde mutlu ve huzurlu olmalarını sağlayan kanunlar.
not: örnek olarak iran'ı almayınız. gerçek mânâda uygulanan dedim. örneğin osmanlı.