''eskiden futbolu açlar oynar zenginler izlerdi...'' diye devam eden bir cümleyi de kurmuştur şimdilerde... bu sözleri söylerken kendisi de ''eski'' tarihlerde trabzonspor'un her zaferinde kaleci olarak görev yapmış, takımının kaptanı olmuştur.
demem o ki, emek var.
çeşitli yerlerde teknik direktörlük görevlerine de geldi. ama o memleketinin takımına göstermiş olduğu bağlılıkla kendini her defasında gösterdi. ki trabzonspor taraftarlarında da kendisine karşı duyulan büyük bir saygı vardır. *
şimdi diyorsunuz ya, yok bursa'ya gelse, yok beşiktaş'a gelse, yok yeni malatyaspor'a gelse ne güzel olurdu diye...
yok abicim yok.
bu adam zamanında bu takımların hepsinin bir araya geldiği milli takımın başındaydı, başarılıydı.
kendisini severiz,sayarız.futbol bilgisi ve tecrübesini konuşmaya gerek yok ama milli takımdan 2 gol atıpta gelmiş olan futbolcuyu neden yedek bekletip 85. dakikada oyuna alırsın şenol hoca.
--spoiler--
"Çoğu zaman Zonguldak maden işçilerinin eldivenleri ile kalecilik yaptım. Eskiden açlar futbol oynar toklar izlerdi, şimdi toklar futbol oynuyor açlar izliyor"
--spoiler--
felsefenin sevilmediği, spor yazarlığının ise şu dakikada bu girdi, falan filan oldu düzeyinde olduğu bir ülkede değeri tam anlaşılamamış bir futbol filozofudur.
işe bakın filozof albert camus gibi o da kalecilik yapmıştır.
trabzonpor'u ''dört büyük takım'' arasına sokan efsane kadroda yer almıştır.
teknik direktörlüğü de çok saygıdeğerdir.
trabzonsporda harcanan teknik direktör. elindeki kısıtlı imkanlarla yapabileceğinin en iyisini yapıyor. fenerbahçenin başında görmek istediğim hoca. şu an türkiyede istediği oyuncuyu alabileceği takımlar galatasaray ve fenerbahçedir. istediklerini yapabilecek oyunculara istediğini yaptırır ve başarı getirir. düşünsenize fatih terimin aslanlarıyla şenol güneşin kanaryaları galatasaray ve fenerbahçenin başında iki hocanın istedikleri sistem ile karşılaştıklarını. taktik, sistem şov izlerdik filan ne güzel olurdu lan ah ahh. biz de güzel bir maç izlerdik.