geldiği günden beri beşiktaş bir kez bile ne oynadığını bilen bir takım halini alamadı...
kadro tercihleri tuhaf. bu takımın kendine has bir kimliği var.onu bozmadan oynatması daha mantıklıca ve beklenilen olmasına rağmen ne oynadığı belli olmayan bir beşiktaş sahada...
eğer teknik direktörün bir karakter varsa mutlaka onu sahaya yansıtacak bir takım oluşturur. tıpkı geretsi zico, lucescu, bilic gibi...
ama şenol güneş saldım çayıra mevlam kayıra oyun felsefesi ile futbolcuların özel becerilerini göstermelerini isteyen bir antrenör. bunu her anlamda görmekteyiz. onun bu isteği gittiği takımlarda bazı oyuncuların eskisinden daha çok insiyatif alarak daha iyi top oynamasına neden oluyor. volkan şen, burak yılmaz, oğuzhan özyakup gibi...
beşiktaş kompakt futbol oynamayı 2 yıldır kendisine prensip edinmiş ve bunda başarılı olan bir takım. şenol bey ise "geri dörtlü savunmada galacahk ileri dördlü gol arayacahk" diyen bir hoca ne yazık ki...
beşiktaş ın elinde ronaldo, benzema, modric yok. bu yüzden her gelecek maçı youncuların bireysel becerilerine bırakmak hata olur. ne yazık şenol bey ilkokul mezunu olduğundan dünyada futbol nasıl oynanıyor, analiz edemiyor. bilic, ersun yanal, lucescu gibi hocalar dil bilen ve akademi mezunu oldukları için ellerindeki kadro nasıl oynar biliyorlar halbuki.
geçen sene arkasından çok sallanan slaven bilic şu anda ingiltere de tanrı muamelesi görüyor. bundan sonraki maçları nasıl geçerse geçsin bu sezon, mutlaka önümüzdeki yıl west ham ın başında olacağı kesin! çünkü hem futbolcudan hem de antrenör den anlıyor batılılar!
beşiktaş şenol güneş in sözde maharetli ellerine kaldıysa daha çok kanserli güler görülecek demektir. olimpiyaskos, iskenderbey ve lizbon olmak üzere 3 ciddi avrupa sınavı verdi beşiktaş ama üçünde de leş bir futbol vardı. bundan sonraki 3 maçta da leş bir futbol olacak. hata gruptan çıkarsa da leş bir futbol olacak. çünkü kompakt olmayan anadolu futbolu felsefesi ile jorge jesus un vs nin takımı ye-ne-mez-sin...
lig de ise güneşli günler asla yakın değil, bir kere bunu herkes anlasın. bu gün anlamasa bile ileride anlayacaklar! fenerbahçe maçı 2-0 iken ya savunma yapar skoru korursun ya da hücum yapar 3ü 4ü ararsın. beşiktaş ise hiç bir şey yapmadı. çok rahat bir şekilde 3. gol geleceği yerde -ki, 2. golden sonra fenerbahçe tamamen demoralize olmuştu- aptalca bir golle 2-1 oldu. ikinci yarı skoru tutayım bari diyen şenol güneş, 2-2 yi gördü. direkten dönmese van persie nin pozisyonu iki sıfır dan üç iki ye dönecekti maç ki aslında maçın hakkı da buydu! gomez in faulle attığı gol bakalım eskişehir de kurtaracak mı şenol efendi yi!
kısacası şenol güneş, bilic in jet gibi çıkarak gol arayan beşiktaş ından rakibini karşısında alarak kör dövüşü oynamaya çalışan bir beşiktaş yarattı. yarattığı beşiktaş ve kendisini en kısa zamanda bu camiadan yok olmasını dilemekteyiz ve umuyoruz dileğimiz en kısa sürede gerçekleşecek.
kişisel olarak sevdiğim teknik direktördür. fakat birisi şu iki şeyi anlatırsa fena olmaz.
1-) necip denen top tepiciyi oyuna sokmak skoru korumak yada oyunu tutmak anlamına gelmez. mesela sporting lizbon maçında necip ile başlayıp oyunu tutayım derken gol yiyip oğuzhanı sokup gol atıp hem oyunu tutmuştur hemde ileri uçtaki oyuncular biraz gününde olsa ikinci golü bulamaması içten bile olamazdı.
mesela bugünkü eskişehir maçında necip quaresma değişikliği yaptı ne oldu sorarım. maçı tutabilir mi? maç 2-1 oldu son dakikada direkte patlayan bir topla zor kurtardı maçı yoksa berabereydi maç.
2-) şu karadeniz inadını bıraksın lütfen. tosic evladı değil. elindeki mottada, ismail köybaşıda tosicten daha iyi sol bek oyuncularıdır. ayıp ya göz var nizam var. benim aldığım oyuncu diye inat edip oynatmak böyle bir hocanın karakterine yakışmaz. statta seyirci, tv başında taraftar bu kadar net saç baş yolduran bir futbolcuyu oynatmak gerçekten laz inadından başka birşey olamaz.
kendisi eski efsane bir kaleci ve ayni zamanda da ogretmen olan icimizden biri ve guzel insandir.
egitmende olmasinin verdigi melaikelerle oyuncularini iyi motive eder ve evet onlari adam eder. burak yilmazselcuk inanshota arveladze simdi de cenk tosun bunlardan birkacidir. ancak teknik bilgisi ve oyuna mudahale bilgisi tartisilacagi icin ve bu konuda duygulariyla hareket ettigi icin 3 sezonluk bir omuru olur gittigi kuluplerde ve inanilmaz basarilara imza atmasi da zorlasir. umarim besiktas ta iken yanilirim.
Poyraz Karayel dizisinin dün akşamki bölümünde kendisine güzelleme yapılmıştır:
"Nasıl ama Şenol Hoca, Adam adam. Yapacaksın 20 yıllık sözleşmeyi, vereceksin kulübün anahtarını".
iyi adamdır. Kendisini çok da severim Fenerli olarak ama,
Aması şu ki son yaptığı açıklamalar samimi değil. Özel yetkili mahkemeler Fener'i şikeci ilan edince sus pus olup, ondan sonra aklayınca spor mahkemelerinde yargılanmalıydı falan demek yakışmıyor kendisine. Türkiye'nin en iyi hocalarından biridir. Düzgün adamdır da 96 yılından beri Fenerbahçe'ye karşı antipatisi sebebi ile kendisine olan saygımızı azaltmasın. Herkesin sevdiği adamdır Şenol hoca.
''O döneme hiç girmek istemiyorum. Hukuk, adamlara göre yer değiştiriyorsa burada hukuk yoktur zaten. O zaman bir karar verildi ve bu karar doğru denildi. Şimdi başka bir karar verildi bu sefer de bu karar doğru deniliyor. Belki iki sene sonra yine değişecek. O zaman burada adaletten bahsedemeyiz. Hukukta belirsizlik olmaz bir yerde bir cinayet varsa katil vardır, ölü vardır. Burada gereğinin yapılması gerekir ölünün yerden kaldırılması gerekir.
Hukuken aklanmış olabilirler ama bunun vicdanen yanıtı yok. Eğer ortada bir suç varsa bu yargılama sportif mahkeme de yapılmalı normal hukuki mahkemede yargılanmasını doğru bulmuyorum.''
Şike var deyince özel yetkili mahkemeler haklı yok deyince spor mahkemesi bakmalı diyen tip. Hoca sen o zaman şu an şike yapan takımın başındasın ne ayak? Evet.
Çok iyi bir teknik direktör ve çok iyi bir demagog. Bir spor kulübü hakkındaki şike sürecinin özel yetkili mahkemelerde karara bağlanması için sesini çıkarmazken; tekrar görülen davadan çıkan sonuç sonrası feveran ediyor. işte bu samimiyetsizliktir. Spor mahkemesi ise şikenin adresi, bunu zamanında diyecektin.
benim menajerlik oyunlarında yaptığımı gerçek hayatta yapan saygı duyulası teknik direktör.
sen milli takımda (isterse omurgasını gs'li değil barça'lı oyuncular oluştursun farketmez) kaos futbolu değil de mis gibi modern futbol oynat başarılar kazan. seul yapıp geldikten sonra trabzonu gökdenizlerle fatih tekkelerle zirvelere taşı. bursa'ya şampiyon bursa spor takımından bile daha iyi top oynat, bir sürü oyuncuyu yıldız yap. (her ne kadar fenerbahçem onları da öğütüp bitiriyo olsa da.) şimdi beşiktaş'a gel yine harika futbol, 10 numara teknik adamlık. biz hala fatih terim diye dolanalım ülkece.
not: bjk li kardeşlerim alınmasın lütfen. bjk ye saygım sonsuz. en ufak bir nefretim yok. onlarda beraat etti. bizi anlarlar. bu yılda şampiyonluk yolunda başarılar dilerim.
yıllar sonra, yapılması gerektiğini düşündüğüm oyuncu değişiklerini bire bir uygulayan teknik direktördür. yıllar sonra bir hocanın oyuncu tercihleri bize saç baş yoldurmuyor. çok garip bir duygu.
"gezi olaylarında bir hata yapıldı, bir şeyler karıştırıldı. genç bir nesil, oraya düşüncesini söylemeye gitti, bir şeyler yapmak istedi. kimlik arayışındaydı. ve bu, doğru bir kimlik arayışıydı ama olay siyasi tarafa çekildi. hükümet onların önünü kesti. bence o noktada hata yapıldı. o gençlik, fikrini söyleme hakkını kullanmalıydı. biz futbolcuya “kafanı kaldır, önünü gör” deriz. gençliğe ne diyeceğiz? yine “kafanı kaldır” dememiz lazım ama sen kafayı bastırıyorsun! bastırmayla gelişme olur mu?"
bizi şampiyon yapsa da yapmasa da başımızda oluşundan, dürüst duruşundan memnun olduğum adam. gezi açıklamaları da takdire şayandır. yıllardır bozmadı, daha da bozmaz herhalde.