şener şen ise filmi tek başına alıp götürüyor adeta. sanırım 1983 yılı onun bir nevi zirve yılıydı. aynı yıl hem çiçek abbas'ta hem de şalvar davası'nda harika bir performans göstermiştir.
filmin aklımda kalan en komik sahnelerinden biri de sanırım doğaçlama bir şekilde gerçekleşmiştir. ziver yani şener şen karakola gelir. tam kapıdan girerken kapıda duran bekçi selam verir. şener şen de hiç bir şey demeden selamı alır ve bekçinin elindeki sopa veya silah benzeri şeyi düzeltir ve şırak diye bekçiye tokadı yapıştırır. bunların hepsi 3 saniye içinde olur ve şener şen karakola doğru yürümeye devam eder. arkada ise az önce tokadı yiyen bekçinin dayanamayıp bıyık altından güldüğünü görebilirsiniz.
( cumaliyi letafetin evinden çarşaflı kadın kılığında çıkarırlarken) hurşit: biri afet, biri şekerpare bunların. ziver: ortadaki? hurşit: onu çakaramadım. ziver: erkeğe benzir yürüyişi. inkilapçı sakliyir olmasın bunlar? takip edelim.... ortadakini görir misin ne biçim kıvırtir? hurşit: bu yeni bir kıç. hiçbir yerden hatırlamıyorum. ziver: ya bana da müthiş birini hatırlatıyor ama çıkaramadım
filmde kasımpaşalı'nın takıldığı genelev hatunu bambaşka bir tiplemedir. etek altından bıçak çıkarması, yatak odasına şekerpare'nin yanına giderlerken cumali'ye verdiği bomba tavsiyeler vs vs ile dikkat çekmektedir.
filmin açılışında batakhanedeki kızların söylediği şarkı esnasında geçen üstünde bir adam gelip gitmekteyken şarkı söyleyen hayat kadını görüntüsü film tv'de yayınlanırken hep uçurulmaktadır.
(bahsi geçen görüntüde adam ve kadının omuzlarından yukarısı görülebilmekte, ama adamın hareketlerinden ne olup bittiği anlaşılmaktadır.)