ağzını gırdığım batı hayranlarının türkçemize yanlış soktuğu bir çeviri daha.
lan şehirde efsane mi olurmuş. söylenti desen anlarımda, efsane nedir.
efsane nin anlamına bak bi.
(bkz: efsane)
sonrada şehirlerde efsane olmaz, onu anla. köyde olur ya da kırsalda olur.
Böbrek hastaları haricinde tamamen uydurmadır. içindeki yüksek potasyum nedeniyle zannedersem böyle bir izlenim oluşmuş. Sağlıklı insanlar için muzun aşırı dozu olamaz. Kalbinizin durmasına neden olacak kadar potasyum için belki de 400 muz yemek gerekir. Bu yüzden muz tehlikeli değildir. Aksine çok çok yararlıdır.
Şahmeran geldi aklıma... Yarı yılan, yarı kadın… ama hikâyenin asıl yılanı o değil...
insan bazen kendi iyiliğiyle sınanır ya, şahmeran da öyle. yerin altında sessiz sedasız, kimseye zararı olmadan yaşarken, bir insan geliyor, meraklı, aç, biraz da nankör. kadın ona güveniyor, sırlarını paylaşıyor, iyilik yapıyor. adam yukarı çıkınca da ilk fırsatta satıyor ve herkes hala yıllardır o hikayeyi “yarı yılan kadın” diye anlatıyor ama aslında asıl yılan insanmış.
şahmeran ölmeden önce diyor ki: “benim etimden yiyen bilge olur, kanımdan içen şifa bulur.” düşünsene, seni öldürenler senin kanından hayat buluyor. trajedi değil mi bu? bence şahmeran efsane falan değil, her fazla güvenenin, her yanlış insana sır verenin hikayesi.
şimdi bazen birine fazla güvenirken içimizden geçen o küçük ses var ya, işte o ses şahmeran’ın ta kendisi.