bugünki yazısında isyan bayrağını çekmiş yazar. inceldiği yerden kopsun diyor başlığında. akape geleneğini var eden mağduriyet ve mazuriyet politikasını iyiden iyiye içselleştirmiş olacak ki, kaleminin en çok ses getirdiği, bu güçden cesaret alarak önüne geleni ergenokoncu terörist diye yaftalayarak hedef gösterdiği bir devirde bile mağdur rolüne soyunabilmiştir kendisi. her zaman dedik, hak, adalet birgün herkese lazım olur. bu gerçeği görmeksizin elinizdeki ilmeği karşınızdakinin boynuna geçirmede yarışa tutuşursanız, ne adalet arama hakkınız olur, ne de hakkınızı aradığınızda yanınızda destekçi bulursunuz.
yazdığı hiçbir yazı dikkatimi çekmedi, son iki kitabını da okumadım(ergenekon operasyonu, kıt' a dur); bir iktidar yanlısı olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim, yandaşlık kontenjanından söz sahibi olan yazar. ve ne acıdır ki bu statüsünü itici bir üslupla kullanıyor.
öncesinde de köşesinden ahmet hakan' a "dalaksız" diye seslendi... nedir bu kibir, siz kimin kalemisiniz, toplumun hangi kesimine hitap ediyorsunuz ya hu!
gazetecilik hatasını mehmet bekaroğlu ile uğraşarak yapmış zavallı. gerek entelektüel birikimi gerek laf söyleme yeteneği, benle bile bu tür tartışmaya müsait değilken mehmet bekaroğlu hoca onu havada karada öper.
hem yandaş, hem küfürbaz hayko. AKP yandaşları medyadaki konumlarını sağlamlaştırdıkça şimdi de sağa sola küfretmeye başladılar. "Ergenekon operasyoncusu" Şamil Tayyar bir haftadır köşesinden "sen kimsin lan", "dalaksız" diye bağırıyor. Yazısında "hiç kimsenin küfür özgürlüğü yoktur" diyerek bu hakkı yalnızca kendisine mahsus saydığı anlaşılan Şamil Tayyar yaptıklarını "Son yazımdaki başlığın çok ağır olduğunu biliyorum, şimdi düşünüyorum az bile" diyerek savunuyor. bu adamın!, bu tavrı bana ilkokulda mendil kapmaca oynarken, boyu ya da yaşı küçük olduğu için oyundan dışlanan ve ortaya geçip "beni dinleyin lan", "bana bakın lan" gibisinden vızıldayan el kadar bebeleri anımsatıyor.
kraldan da kralcı olmayı çok güzel beceren kişidir. bazen bu huyu yüzünden akp'lilerin bile tepkisini çeker. ve belki de medya aleminde görebileceğiniz en militan akp yalakası kişidir şamil teyyare. gazeteciliği de beş para etmez. ossur ossur ipe diz tadında gazetecilik ödülüne her sene aday gösterilmelidir. neyse, bir halk ozanı şamil tayyar için şu dizleri yazmış:
muhterisin portresi hırsına mahkumdan olur mu kamil?
aklı fikri onun riyaya hamil.
doğruluk beklemek beyhude ondan, kaypaklık harisin ruhuna şamil.
kuş beyni yüzünden sanılır tayyar,
oysa ki muhteris, ahlaken seyyar,
doğruluk beklemek beyhude ondan çarkı gevşek saat tutmaz ki ayar.
tanıdığımız birçok gazetecinin sınıf arkadaşı. hatta onlarla berbaer çalışmış kişi. onlarla arasında bu kadar fark nasıl olmuş acaba? bir zamanlar onların altında çalışırken şimdi ergenekon senaryosunun yazarı olması, trt'de dizi senaryosu yazması ile ilgili olabilir mi? yoksa aldığı işin hakkını mı veriyor? etö ile başlayan birşey yazacak birilerinin başını yakacak diye korkuyorum.
ki bir zamanlar ders aldığı hocasının ağzından birebir duyduğum cümle ile "nasıl gazeteci oldu hala şaşıyorum"
eski ülkücü şimdiki demokrat (!) bir insancık daha.
herkes değişebilir, bu konuda bir sorun yok ama susurluk olayında tansu çiller'i destekleyen zihniyet nasıl oluyorda akp süreci ile birlikte demokrasi havariliğine soyunuyor?
son 10 senedir yazdıkları,çizdikleri ne kadar ciddiyetsiz olsa da, türkiye siyaset bilimi açısından çok önemli yapıtlara imza atmış yalçın küçük'e, dinleyeni utandıran hakaretler de bulunmuş cahil insan.
babası yaşındaki adama "ispat etmessen şerefsizsin, yalancı..." tarzında konuşmuş, 32. günü kıraathaneye, tartışmayı okey kavgasına benzetmiş, seviyesini göstermiş insan ve florasan lambası.
chp'li mustafa özyürek'e nefis bir ayar veren usta gazeteci.
--spoiler--
Şahsımı sözde karalamak için "AKP yandaşı" diyen CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özyürek'e de ufak bir lafım var: Ben Tuncay Özkan değilim, sakın ola karıştırmayın. 3.5 milyon dolar ödeyip 4 yıl boyunca Kanaltürk'ü CHP'nin yayın organı haline getirdiniz. Hele CHP önünde kitaplarıyla poz veren Ergun Poyraz'la hiç karıştırmayın. Beni asla satın alamazsınız.
--spoiler--
yani akp varsa o da var akp ye yoksa o da yok. bunu iyi kavramış ve yazıyor habire. ama akp nin yolsuzlukları da dahil, diğer konular girmiyor ilgi alanına nedense. tutturmuş bie ergenekon gidiyor bakalım nereye kadar.
borazan, maaşlı yazar.
bir operasyon yapılıyor ve bu operasyon yapılmadan önce bir gazeteci(!) tarafından biliniyor ve hatta yazılıyor. gazetenin hükümet yanlısı bir gazete oluşu, gazetenin satışı için özel kredi verilişini falan hiç karıştırmıyorum.
ama bu adama bu bilgileri kim veriyor? ya da bu operasyon eğer hukuki bir olaysa bu sızıntının sahibi kim?
dava görülecek, yargı kararı beklediği doğrultuda çıkmazsa bu arakadşın da ne idüğü beli olacak.
bu acar gazeteciliğini deniz feneri davasında sürdürmesini de bekliyoruz.
ergenekon durusmasını izlemek ve takip amaclı gittiği silivri de provakotorlerin sözlü saldırılarına ugramıs gazeteci.
kendini bilmez bir grup azgın ulusalcı agız dolusu kufurlerle cihan haber ajansı mensupları ve bazı medya gruplarına saldırmıs star gazetesi ankara temsilcisi tayyar da bu arbede de hakaretlere magruz kalmıstır.
devam eden ergenekon davası ile ilgili olarak " -bu dava, her şeyi çözümlemeyebilir. gelecekte de bir takım operasyonlar olabilir" gibi iki cümle sarfederek sanki bir şeyler ima etmiş yazar. yani nerden öngörebiliyorsun böyle şeyleri? çözümlemeyeceğini nerden biliyorsun? bu söylem çok manalıdır kanımca. yani ergenekon davasından beraat kararları çıksa da ilerde akp karşıtları yine göz altına alınabilir demektir bu.
muhteşem bir kişilik, tugrul türkeş olayında ortaya koydugu inanılmaz felsefeye hayran kaldım bir kere daha, eş degiştirmeli şakalar yapan sözüm ona milliyetci tugrul türkeş ve milliyetci partisi mhp, ergenekon ile ilgili pasif destek hallerini devam ettire dursunlar iplikleri ve neden sustuklarıda bir bir ortaya çıkacak elbette.