bu program ne zaman aklıma gelse burnuma ütü kokuları gelir. önlük ütüsü, yeni ütülenmiş naylonumsu yakalık kokusu, sobaya yeni atılmış kömür kokusu eşliğinde sobanın üzerinde kaynayan ıhlamur kokusu. pazar sendromunun son ayağı pazartesi sendromunun ilk ayağını oluştururdu. bu gerilim yetmezmiş gibi birde bardak çekme oyunu... anlatılamaz, nasıl bir çocukluk geçirmişiz biz...
tarzan oyununa 71 yaşında bir amca katılır ve amca düşer;
Amca: A - Süheyl : s behzat:b
B:düştün amcacım bir milyarlık ödül gitti neler hissediyorsun
a: "bok gibi"
b: "çok ayıp ama 64 milyon bizi izliyor."
a: "seninde 64 milyonunda a....ına goyum"
2.nci anı: su altında nefes tutma oyununda yaşananlar;
genç: g: süheyl : s behzat :B
g: ben dalgıçlık okudum su altında 1 saat kalırım
s: dene ozaman
15 saniye sonra suda baloncuklar görünür
s: la adam ölüyo yayını kesin !
başlarda severek izlerdim ama bi' burukluk olurdu içimde ertesi gün okula gideceğimden olsa gerek. sonraları her şeyden olduğu gibi ondan da sıkıldık zaten süheyl behzat ikilisinin birlikte yada ayrı yaptığı programlar da pek tuttu denemez.
edit: imla