Aslında olmayan ama herkesin kendine göre istediği yaşam.Benim ütopyamda herkes eşit, kimse kimsenin hakkına inancına giyinişine karışmıyor.Nerde o günler.
çocuk tacizleri, dünya zenginliğini yüzde ikilik bir kısmın oluşturması, kaos vb. ve buna rağmen yaşayabilen 7 milyar insan. yaşadığımız şu dünya gerçekleşmiş bir ütopya.
uğrunda ölünecek iki devlet sistemi vardır bunlardan biri kuran şeriatı diğeri ise thomasın ütopyası. yaratan ikisinden birini torunlarımızın görmesini nasip etsin.
Bundan 20 sene sonra insanlar 1500lerde yazılan Thomas More'un kitabı hakkında internette araştırma yaparken kullanacakları kelime. Karşılarına kitapla alakalı bilgiden çok, saçma sapan kurgulanmış bir yarışma programı ile ilgili bilgiler çıkınca verecekleri tepkiyi merak ediyorum herhalde çok zor dönemlerden geçti bu ülke diye hayıflanırlar.
Sadece distopik yönetim biçimi olan ülkeler mi gördünüz? Sınıf ayrımlarının olmadığı bir topluluk çok güzel olmaz mıydı? Kimsenin dininize ve inanışlarınıza karışmadığı, güzelliklerle dolu bir Ülkede yaşamak istemez misiniz? Tabii ki hepimiz isteriz ama nerede o şans.. işte o şansı size bu kitap veriyor. En azından kısa bir süreliğine.
Kitaptaki gezginin Ütopya'yı anlatmasından önceki sohbeti esnasında bahsettiği kraliyet ve halk arasındaki ilişki günümüz ile ne kadar da benzerlik gösteriyor, şaşırıyor insan.
Biraz alıntı yapacak olursak:
'' Bir başkası, yalancıktan bir savaş ihtimalinden söz edip yeni bir vergi koyalım,der: Paralar toplandıktan sonra kral barıştan yana olduğunu söyler ve bu mutlu kararın kiliselerde büyük törenlerde kutlanmasını ister. Halk bayram eder, halkının kanı dökülmesin diye savaştan vazgeçen merhametli kralını göklere çıkarır.
Bir başkası krala çok eskiden konmuş, ama unutulup gitmiş, küf tutmuş bir yasayı hatırlatır: Kimse bu yasayı bilmediği için herkes çiğnemektedir. Ona uygun olarak yeniden cezalar uygulanmaya başlandı mı, bir gelir kaynağı, hem de şerefli bir kaynak sağlandı demektir.
Bir başkası şöyle bir yolu daha kazançlı görür: Yüksekçe para cezaları isteyen yeni yasaklar çıkaralım; bu yasakların çoğu halkın yararına olsun. Kral bu yasaklardan çıkarlarına zarar gelecek kişilere büyük paralar karşılığı olarak kaçamak yolları versin. Böylece hem halkın duası kazanılır, hem de yasağı çiğneyenlerle yasaktan kurtulmak isteyen imtiyazlılardan bol bol para koparılır. işin güzel yani da şu ki, yasaktan kurtulmak isteyenlerden ne kadar çok para alınırsa, kral o ölçüde halkın saygı ve sevgisini kazanır: Bakın, derler, ne kadar iyi yürekli bir kral: Sevdiği insanları korumuyor, halka zarar verme hakkını pek pahalıya satıyor onlara! ''