-devam problemi olmayan bir bölüme gitseniz dahi okula gidin. derslere girmeseniz de gidin. bunu ilk senesinde toplam 8 derse girmiş birisi olarak söylüyorum.
-sınavlara girin. geçemeyeceğini bilseniz de girin. bunu, türkçe ve ingilizce hariç tüm finalleri kaçıran birisi olarak söylüyorum.
-ilk seneden eve çıkma şansınız varsa çıkın, ilk sene yurt ikinci sene ev diyenlere kanmayın.
1.sırf sukse olsun diye parliament içmeyin eninde sonunda kaliteyi düşüreceksiniz
2. en kısa sürede sevgi yapın 2. haftasında sevgili yapamazsaniz o dönem sap sap gezersiniz
3. üniversite arkadaşlığı hayattaki en silik arkadaşlık tır fazla dost edilmeyen zararını çok görürsünüz
4. ortam yapacaksanız öncelikle yurtta bi ortam edinip eve öyle çıkın lise değil orası sınıf arkadaşlığı diye bir şey yoktur
Dersleri final ve vize gecesine bırakmayın.
Ben yapıyorum aman siz yapmayın yavrucaklarım. Bide etrafı ölçüp tartmadan pek bir işe girişmemeye çalışın.
Son olarak kimseye abi demeyin canlarım. Hanimiş bakayım burnu, hanimiş elleri.
Bi sene mutlaka kalin ogrenciligin sanindandir.
Ders aralarinda koridorda 10 erkek yanyana gezmeyin.
ilk hafta bitmeden arkadas edimeyin.
isinize yarayacak kisileri erkenden kafalayin.
(bkz: kirtasiyeci, kantinci, guvenlik)
Her ayarda kiz vardir kendinize gore olani bulun sevgili olmasa bile arkadas olarak surekli iletisim halinde olun.
çekinik durmayın onlarda sizin gibi belli bir sınavı sizin gibi geçmiş iki gözü bir burnu olan insanlar. çevre istiyorsanız klüplere yazılın, dağcılık kulübünü tavsiye ederim çadır, kamp ateşi vs durumları yakınlaştırıp samimi ortamlar kurduruyo. samimi derken aklınıza kötülük getirmeyin, kasıt samimi dostluklar.
Okulu ot gibi okumayın. Bundan sonraki hayatınızın %99 en keyfe keder zamanı üniversite geçirdiğiniz zaman olacak. Evde sorun olmayacaksa okulu 1 yıl uzatın. insanları tanıyın. Olaylara protestolara bulaşmayın. Ne yani tayyip siz okulda bağırıp çağırdığınız için kararınımı değiştirecek? Güç; mevki ve paradır. Bunlar içinde insanları tanımak gerekir. Etrafı gözlemleyin. Tekdüze yaşamayın.
1. evet efendim öncelikle hayırlı olsun istemediğiniz bir bölümse sakın başlamayın.
2. oldu ki başladınız hatanızı farkettiğinizde yeniden sınava girmenizi öneririm.
Öncelikle, üniversiteyi laylaylom yeri olarak görenler, bu başlıktan sessizce ayrılabilirler.
Zira üniversite bir laylaylom yeri değildir. Tam tersine, geleceğinizi şekillendireceğiniz yerdir üniversite. 19- 19 yada kaç yaşında girmiş iseniz bu kuruma, 4-5 yıl sonra nasıl bir yerde nasıl bir hayat kalitesinde yaşayacağınızı determine edeceksiniz burada.
Üniversite bir eğitim kurumudur, evet, ama bundan daha önemlisi sizin hayatınızı yönlendirmeye yatkınlığınızı ölçen bir eğitim kurumudur. Çok über bir üniversitede değilseniz, veyatta yeni açılmış, ismini duyurmaya çalışan bir özel üniversitede değilseniz, hocalardan ve okulunuzdan pek bir şey beklemeyin, bu yolda tamamen yalnız olduğunuzu söyleyebilirim.
Akademik hayat düşünen arkadaşlar için, zaten ölümüne ders çalışmak kafidir. Çünkü sadece bir dönem içerisinde okulda kalmak isteyen o kadar çok insan olduğunu göreceksiniz ki...Akademik hayat düşünmeyen kardeşlerim, size başarılı bir iş hayatının formülünü vereceğim, buraya toplanın.
Yıldızlı 1) Dil öğrenin. Ne olursa olsun, temel önceliğiniz olsun bu. ingilizce temeliniz yoksa bunu kesin halledin, bu biraz olmazsa olmaz artık. Bunun dışında bir dil daha öğrenin. Çalışmak istediğiniz sektör ve coğrafyaya göre değişiklik gösterir. Son dönemde Rusça, Çince ve ispanyolca öğrenen insanların sayısı bir hayli arttı. Burada insiyatif birazda sizde.
1) Öncelikle, önünüze çıkan bütün fırsatları değerlendirin. Work And Travel, Erasmus, Work and Study, Gençlik Kampları ve niceleri.. Durumunuz yettiği kadarıyla bu programlarla haşır neşir olun. Sadece bu programlara katılmakla kalmayın, buralarda hem arkadaş edinin ( ki bu eşek değilseniz olur zaten) bunun dışında yetkili abiler/ ablalar tanıyın.
2) Staj kovalayın. Okuduğunuz bölümle alakalı şirketleri araştırın, bunların insan kaynaklarını arayın, staj başvuru tarihlerini öğrenin. Her türlü fırsatı kollayın, torpil mi var, acımayın sokun araya torpili. iş hayatı nede olsa temelinde rekabetçidir. Sakın ola, stajda fotokopi çekip üstünüzde kilere çay kahve götür getir yapmayın. Öyle staj mı olur lan? Çalışacağınız departmanla alakalı staja başlamadan önce araştırma yapın, oradaki insanlara onlara gerçekten yardımcı olabileceğinizi bu şekilde gösterin. Yine her şeyden önemlisi, yetkili abi ablalarla tanışmanız. Bu insanları unutmayın, arada arayın, hiç olmadı mail atın. Şaka yapmıyorum, şuan ' hassiktir lan' dediğinizi duyar gibiyim, ama olur da yurt dışına çıkarsanız bu insanlara kart atın. Bu insanlar sizin isminizi hatırlasın.
3) Okuduğunuz okulda ki bir kulübe, katılın, bir yıllığına bile olsa yönetimde falan görev alın. Erkekler; kız kaldırmak için sakın bu kulüplere girmeyin, amacınız ilk dakikalardan belli oluyor, sonra kimse suratınıza bakmıyor zaten. Katılacağınız kulüp, gerçekten ilginizi çekecek ve çalışabileceğiniz bir kulüp olsun.Kulüplerden staj ayarlamak gerçekten çok kolay oluyor bu arada, çünkü kulüplerin çoğu sponsor ve hoca odaklı oluyor. ama aktif olmanız şartı ile.
4) insanlar burun kıvıracak, sizi sürekli sosyal olmak isteyen sosyopat olarak yaftalayacak, ama fırsatınız olursa organizasyon işlerine de girin. Özellikle bu noktada, Aegee ve Aiesec gibi kuruluşlar ön plandadır. Üniversitenizde bu kuruluşlar etkin mi değil mi araştırın. Bunun dışında, üniversite öğrencileri odaklı düzenlenen kısa süreli tatiller vardır, bunlar genelde son yıllarda bizim ülkemizde de sık sık gündeme gelen 'spring break' dönemlerinde(ilkbahar sonu) sivilce gibi her taraftan ortaya çıkarlar. Bu tarz organizasyonların içerisinde bulunursanız da, çok farklı insanlarla tanışıp, özellikle farklı otellerle bağlantılar kurarsınız, turizm sektöründe çalışmayı düşünen arkadaşlar için biçilmez kaftandır.
Son olarak ve en önemli nokta: Deli gibi eğlenin. 'Şimdi bütün bu söylediklerinin arasında nasıl eğleneceğiz amk?' diyorsunuz, ama inanın bana, her şeye zaman kalıyor hayatta. biraz açık fikirli bir insansanız, okuyan eden ilginç hobileri falan olan biriyseniz, insanlar sizi zaten ilgi çekici bulacaktır ve süreç kendiliğinden işleyecektir.
yurtlarda yeni gelenlere yapılan çeşitli oyunları ciddiye almasınlar. zamanla kendileri de başkalarına yaptıklarında bunun artık espiri olmaktan bile çıktığını anlayacaklardır.
karı kız falan akarız. 3-5 gün takılır çakarız düşüncesinden acaba bugün bizi hangi hoca siker düşüncesine evrilirsiniz. başlarda her şey iyidir. eğer bölümünüz kolaysa tabi. ahaha çok iyi valla hacı karılar kızlar çok süper falan iyiki gelmişim dersiniz. sonra bir bakmışsınız liseden de berbat bir hale gelmişsiniz.
ilk 2 sene boş gezdim, zevkine barlarda çalıştım, karı kız kovaladım, her gün içtim, günümü gün ettim, sınavlara bile girmedim.
köpek gibi pişmanım. bu deneyimler tabiki bana çok şey kattı, hatta şu anki sorumluluk bilincimi ve hayata bakış açımı belki bu şekilde yaşamak geliştirdi. 23-24 yaşınıza gelidğinizde anlıyosunuz ki önemli olan tip baş veya dibilediğin kız sayısı değil, bilgi, birikim, zeka.
Üniversite bi çok deneyimi yaşayabileceğiniz özgür bir ortam. Dibine kadar eğleniceksiniz tabii, ama adam akıllı da kendinizi geliştirmeniz gerekiyor.