durum maddi veya manevi müsaitse kesinlikle istemediğiniz yere gitmeyin, bekleyin. her yerde okunmaz, her bölüm okunmaz. idealiniz olsun peşinden gidin. işletme, iktisat veya kamu yönetimi okursanız yarra yirsiniz. siyaset bilimi ve kamu yönetimi okuyun illa ki iibf istiyorsanız. kızlar tansu çiller ama onu göze alın. yok lan daş daş. şaka bi yana tek tavsiyem her bölüm okunmaz, idealiniz olsun.
edit: pamukkale siyaset bilimi yazmayı düşünen olursa ordan mezunum lan, mesaj bırakabiling.
amacın okumak olsun ama illa da öğrenci olaylarına girişecek sen dünya görüşünüze ters üniversiteye gitmeyin, mesela koministsen gaziye selçuğa gitme, ülkücüysen odtü ye hacettepe ye gitmeyin derim.
büyük bir şehirde okuyun. ankara'yı bir de üstüne gözünüzü karartıp hacettepe'yi tercih edecekseniz welcome to hell diyorum. neyse ki okuldan içiniz sıkıldığında i. melih gökçek'in ve kalifiye ego şoförlerinin içleri ısıtan gülümsemesi sizin yanınızda olacak. (!)
üniversiteye hazırlandığında çalıştığının tonlarca katı fazla çalışıosun.
bi sonuç alamadığın zamanlar çok.
hastalar dahil olmak üzere herkes seni ezme yetkisini kendinde görebiliyo.
3.sınıftan sonra tatili unut.
havalı olduğunu düşünüyosunuz ama değil tamamen amele işi.
hocaların hakaretleri sözlülerde bitmez.
çektiğin çileye değiyo mu? hayır.
25 26 yaşına gelip üniversite sınavından 100 kat ağır tusa hazırlanmayı götünüz yiyo mu?
yiyosa tus dershanelerine ne kadar para bayılcağınızdan haberiniz var mı?
alcağın 3 5 kuruş fazla para için tüm hayatını bok etmeye değer mi?
hele aile baskısı falan diyosanız hiç sallamayın. gelecek sizin geleceğiniz. en güzel şekilde yaşayın bence.
bunlara rağmen halen istiyorum diyosanız allah belanızı vermiş demektir. buyrun gelin efendim.
angut gibi gidip katalogtan bi okul ve bolum begenip, " ordan bir de ev kiraladik mi.. part taym da is bulduk mu, okul zaten biter her gece seks alkol parti.." diye hayallere dalip yazmayin. o bolumu okuyan/ okumus bir iki kisi bulun ve konusun.. devir internet devri amk. 5 dakikada o bolumu bitirmis bi abla veya abi bulabilirsin (cemaatciler ile ilgisi yok yazdığımın) bolumu okurken cekecegin cilenin faydasini ilerleyen yillarda gorebilecek misin yoksa cektigin cileyle mi kalacaksin. bunu iyi arastirin ve ona gore tercih yapin.. hayirli tercihler. (ohh cemaatci gibi bitirdim)
Bir çok arkadaşım sıralamanın üstünde yerlerden yazmaya başla dedi. Örneğin 80.000 isem 50.000 den yazmaya başla dediler. Bu tercihle başlamak sizce mantıklı mı? Ve bu ölü tercihleri yazınca diğer seçilme ihtimali olan yerlerin de şansını düşürmüyor muyuz? Lütfen bi aydınlatın sayın yazarlar.
sevdiğiniz mesleği yapın şehir ve üniversite için kasmayın, ortam ve pompa her yerde oluyor.
ygs ye giren bir üniversiteli olarak yorumum geçen yıla göre kolaydı *. ancak lysye girmedim sorularına da bakmadım. yinede bir kaç fikrim var.
ilk olarak asla puana göre tercih yapmayın aman diyelim..
2. öğretimlerin sıralamaları her yıl ki gibi yükselir. atıyorum 80 bininciyseniz 80 bin 2. öğretim gelemeyebilir dikkatli olun.
revaçta olan bölümlerin sıralamaları artacaktır yeni açılan üniversiteler var ve tercih ediceğiniz bölümden bu yıl en az 4 üniversite öğrenci alıyordur bu da 400 kişi az değil..
gibi gibi şeklinde sürdürülebilinecek tavsiyelerdir e tabii yardım isteyen yazarlar doğrultusunda.
kumanda mühendisliği, tezek kurutma meslek yüksekokulu, uranyum damıtma şefliği gibi ne idüğü belirsiz bölümleri tercih edip de 2 yıl sonra ben ne bok yedim demeyin. siktiri boktan yerleri yazmayın yani. 4-5 yılını heba edeceğine 1 seneni ye ama elinin ekmek tutmasını sağlayacak bir yere kafanı sok.
kızlar, bu özel uyarı da sizlere; okulun ilk ayları mülayim mülayim takılıp da sene sonunda barlarda içip sıçıp kusmuklarınız içinde boğulmayın amk. bir ortanız olsun. okula başladığınız gibi gecelere akın. en azından bir çizginiz olur.
üniversite tercih edecek olan güzide gençlerimize edilecek olan tavsiyelerdir.
mühendislik yazarken iki kere düşünün. sonra mühendislik yazmaya karar verirseniz tekrar iki kere düşünün. böylece sonsuz döngüye girin siz mühendislik yazana kadar tercih süresi bitsin. yanlış anlamayın sizin iyiliğiniz için söylüyorum. zaten bir de teknik eğitim fakültelilere mühendis olma hakkı verdiler. ülke yakında amelelik yapan mühendisler görecek gibi. belki kırmızı ışıkta cam silmeye yeltenen mühendisler de görebilir.
mühendislik okuyacaksanız teknik üniversitede olsun, o olmuyorsa köklü üniversitelerden birisinde olsun. Yoksa bi boka yaramaz o dört sene. Bir de sakın puanı yüksek demek ki iyi bölümdür ya da puanı düşük demek ki buradan iş yok gibi düşüncelere kapılmayın. Hepsini ayrı ayrı araştırın.
meslek liselerinden de geçilebilen bilgisayar programcılığı ve sağlık bölümleri gibi bölümlerin puanları çok dengesiz şekilde dağılıyor. Örneğin uludağ gibi bir üniversitede puan epey düşükken dandik denebilecek bir üniversitenin puanı çok daha yüksek. Bunun nedenini açıklayabilecek biri var ise sevineceğim.
erkekler direkt sakal bırakma girişimlerine başlasın, zira yarım metre olmazsa cool olamıyorsunuz canım. kızlara da bir kıyak geçeyim, şimdiden saçınızı kızıla boyayın ki rengi akmış, dibi gelmiş, saçma sapan bir hal almış üniversiteli kızılını elde edebilesiniz. sevgiler.
çalışma alışkanlığınız yoksa pek hukuk yazmayı düşünmeyin. zira ömür törpüsü oluyor kendileri. 10 ders aldım bu dönem 6 sı bütte. insanın yaşama aşkı sönüyor.
1 sene daha hazırlanın. doğru gördün lan 1 sene daha hazırlan diyorum. özellikle sen mühendislik fakültesi yazan arkadaşım önce o kalemi bırak, sonra git ve ailene bir sene daha hazırlanmak istediğini söyle. son tatilinin tadını çıkar. ya da gel gel sen mübarek adam. tercihini yap ve beni eksile. ilk vizeden sonra gelip artımı vermeyi unutma.
bak bütün samimiyetimle yazıyorum sana. mutfak tezgahından başladım silmeye, ocağından tut yerlerine, dolap kapaklarına kadar sildim. yetmedi bütün evi elden geçirdim. başlarda amacım "çalışacağım ortam temiz olsun daha vaktim var"dı. iş çalışmaya geldiğinde dur dedim şu kirli çamaşırları da aradan çıkartayım. üç parti yıkadım, "çok var amk, ben bunları asarım bi de kuruyanları toplarım" falan diyorum. çay demleyip makine yıkarken kitap okuyup sigara içtim. biteni astım, bir daha attım. yine içtim, okudum, bekledim. o gecenin sonunda ufaktan bir stres olmaya başladı tabi. ertesi gün sikerim kendimi yıpratamam bu yaz gününde deyip gezdim tozdum. evi zor buldum. öyle bir baskı ki, beni ertesi gün de çıkmaya sevketti. iki günde evin içinde hiçbir şey yapmadan vakit öldürdüm. yok amk, çalışmak istemiyoruuuum. he ne oldu? bir haftayı tükettik böyle. bak. mimarlık yazacaklara söylüyorum burdan. öyle sikindirik şeylerle uğraşacaksın ki, işte böyle işin ucundan tutmamak için köşe bucak kaçacaksın, kendinden bile. hele ki tembel ve gezmeye meyilliysen 15 kere düşün. şeytan diyor ki, bırak siktir git tatilini yap mis gibi oooh. ama olmuyor ne yazıkki. çok kısıtlı bir zamanım kaldı. çevreye duyarlı bütün sensörleri kapatıp eşşşşeek gibi çalışmaya başlayacağım şimdi. muhtemelen de götü kurtaracağım.
işte böyle süreçleri var bu alanın. öyle ezberle yap, konuyu bil işlem yap olmuyor. düşün, hayal et, sorun tespit et, sorun çöz, modelle, sunuma odaklan, ağzın laf yapsın falan komple bir süreç ve eğitim sektöründeki tecavüzlerin en ağırı belki de. benden söylemesi.
Aldığınız puanların kurbanı olmayın puanınız yüksek olunca mesela ben ilk 1000 deyim benm hukuk , tıp gibi bölümlere gitmem lazım diğer aklımdan geçen bölümleri haketmiyorum gibi bi fikir oluşmasın. istediğiniz sevdiğiniz yerlere gidin. işinizi adam gibi en iyi şekilde yaptığınız müddetçe heryerde kazanırsınız.
"üniversite nasıl olsa bir şekilde biter." diye istemediğiniz, okumaktan hoşlanmayacağınız, ilgi alanınıza dahil olmayan bölümlere girmeyin. ailenizi bu işe karıştırmayın. "illa şu şehirde okuyacağım." demeyin, size en uygun yer hangi şehirdeyse gidin okuyun. okula başlayınca ananız ağlamasın. yatay geçiş yatay geçiş diye sayıklamayın sonra.
bu konuda bizzat pişmanlık yaşayan bir yazardan tavsiyeler.
üniversitede kızlar teklif etmiyor. hele mühendislik fakültesindeyseniz kendiniz çabalayacaksınız. önceliğiniz üniversite değil bölüm olsun. (bkz: odtü fen bilgisi öğretmenliği) vs (bkz: van 100. yıl tıp)