ne kutsaldır ne de ezik. zaten bu devirde kutsal olan ne kaldı ki öğretmenlik kutsal kalsın. fakat şu var her zaman bize bir şeyler öğretecek birilerine ihtiyacımız var.
hoş zanaattir. her ne kadar tatili çok denilse de beyni yoran bir iştir. çocukların gülümsemesi hayatı güzel kılar, çocukların haşarılıkları hayatı çekilmez kılar. bu iki yönlü öğrenci halleri içinde yine de güzel iştir. her şeyden önce ise gönül işidir.
zor meslektir.
bugün okulun ikinci katından borulara tutunarak sigara içmek için okuldan kaçan bir öğrencinin velisini müdür yardımcısı sıfatı ile çağırdım.
telefonu açtığında veliye durumu makul bir dille anlattım. adam bana "devlet değil misiniz bakın çocuğa adam edin" dedi.ben de siz bir okula gelin konuşalım dedim.bunun üzerine "çocuğun velisi değilim sadece babasıyım alın çocuğu ne yaparsanız yapın bir daha da beni rahatsız etmeyin" diyerek telefonu suratıma kapattı. şimdi bu adamdan ne bekleyeceksiniz. öğrenciden ne bekleyeceksiniz.
kutsal meslektir denilip gaz verilir, sonra itin götüne sokup çıkartırlar adamı bu meslekte. her üniversite okuyanın ücretli de olsa yapabildiği için toplum tarafından hiç bir saygınlığı yoktur ama varmış gibi gösterilir nedense. hayatında eline kitap alıp okumamış bir veli bile " ya hocaaaee nolacak bu matematiğin hali hocaaaee, bizim çocuğa düşük not vermişssin ayıp oluyoaee" dediği bir meslektir.
sürekli maaş ve atama muhabbeti yapılan meslektir.
tatili fazla diyenlere de ''yok o kadar değil'' diye cevap verenler de komiktir.
tamam okullar açıldıktan sonra ve açılmadan önce 15'er gün daha gidin okula.
geriye kalır 2 ay.
bunu inkar etmenin anlamı yok, 2 ay hangi memur üst üste ve otomatikman, hiç müdürüne amirine rica etmeden, tatil yapıyor bu ülkede?
atama meselesine gelince..
bu ülkede kimse üniversiteyi bitirir bitirmez memur olmuyor.
herkes kpss'ye giriyor. hatta daha ağırı, üstüne mülakat yapılıyor.
yani birçok üniversite mezunu işsiz kalabiliyor.
kimsenin ''meslek ırkçılığı'' yapmasının anlamı yok.
namusu ile para kazanılan her meslek saygyı hak eder.
ayrıca milli eğitim bakanlığı, öğretmenlerin bakanlığı demek değildir.
o ülkenin eğitim alanının bakanlığıdır.
apayrı bir olay. eğer severek yapıyorsan içindeki "sen"i bulabildiğin, kendini görebildiğin meslek. anne , baba, abla, arkadaş gibi hissettiğin öğrencilerinin gözlerine bakmak onlara dokunmak inanılmaz bir his. onların sana olan sevgilerini hissetmek. her okula gidişinde uçar gibi gitmek. çıkış saatinde yarını sabırsızlıkla beklemek.
sonra bütün bunların "püf" diyerek hayal gibi önünden uçması...
50 yıl öncesine kadar en kutsal meslekken şuan çoluğun çocuğun makaraya aldığı meslek. neymiş efendim en gereksiz meslekmiş. öğretmen sadece öğreten değildir. çocuğa ailesi kadar yakın olandır. onu nizama sokup topluma kazandıracak olan öğretmendir. öğretmenliği gereksiz olarak gören insanlar bir daha düşünsünler.
merhamet ve sabır gerektiren bir iştir. öğrencilerin arkandan ettigi bedduaları göze almak ve adil davranmak gerekir manevi anlanda zor bir iştir fakat rahattır yaz tatili hafta sonları vs.
insanı yıpratan ve bütün değerlerini yok eden bir meslek. eğer bir kişi öğretmen olmak istiyorsa bütün hobilerinden vazgeçmeli, kendini öğretmenliğe adamalı ve asla bir amaç uğruna savaş vermemelidir aksi takdirde hayattan erken emekli olur. (bkz: stres)
Devletin, dolayısyla ülkede yaşayan çoğu insanın gözünde en değersiz meslektir. Ama değerliymiş gibi gösterilir. Bu son derece iki yüzlü davranış ve değerlendirme yıllardır devam eder. Herkesin görüş bildirebileceği bir alandır insanlar için eğitim. Örneğin bir avukata, doktora yol gösteremeyen insan topluluğu öğretmene işini öğretmeye kalkar. Bu birdenbire oluşan bir şey değildir tabi. Yılların emeği vardır bu işte. Devletin düşük maaşlı, ölçmeden çalıştırdığı öğretmenler vardır. Para vermeyeyim de çocukları kim eğitirse eğitsin anlayışı vardır. Bunun sonu elbette geriz zekalı kuşaklar yetiştirmektir. Zekadan kastım kapasite değil sadece. Anlayış, dünya görüşü, yaşam perspektifi kazanabilme, kendi başına iş yapabilme, yaratıcılık gibi alanlarda geri kalmak. Bunun adı da bence geri zekalılıktır.
Devlet ve toplum bu mesleğe bu muameleyi yaptığı sürece sonuç kaçınılmazdır. Yaptığınız çocuklar bu çarkın içine girecektir.