bir sınıfta 40 tane kadar öküz ve inekle baş etmeye çalışan kişidir.* saygımız sonsuzdur. sınıftan öğrencilerin öküzlükleri yüzünden ağlayarak çıkan edebiyat öğretmeni de görülmüştür.
kadrolu ve ücretlisi olup, karıştırılmaması gereken meslektir.
adam muhasebeci geliyor ücretli öğretmenlik yapıyor. yaza doğru da kızlar buna yavşayınca adı çıkıyor, kimi zaman haberlere çıkıyor öğretmen öğrencisini kaçırdı diye.
bunlar öğretmen fala değil. siktiğimin medyası da bayılır ilgi çeken haber yapmaya diye öğretmen kız kaçırdı diyor.
haddinden fazla kazanan devlet memuru. kazandıkları paraya laf etmesem de yaptıkları tatil o parayı haketmeme sebebidir. başbakan recep tayyip erdoğan'nın sperm'den mezara kadar kullandığı tek doğru cümlenin öznesidir.
artık ulvi bir iş olmaktan çıkmış meslek.
çığırından çıkan öğrenciler yüzünden mi yoksa onlara uyan çocukla çocuk olan öğretmenler yüzünden mi bilemiyorum.
artık herkes sallayayım kafamı alayım maaşımı düşüncesinde. olacak şey değil.
tek hayranlık duyduğum kişiler doğuda, saygısızlık nedir bilmeyen, saf, temiz, okuma aşkıyla yanan çocuklara bir şeyler öğretmeye çalışan, zorluklara katlanan öğretmenlerdir.
yazılanların hepsini okudum sözlük. benim de bir çift lafım var müsadenle.
bir adam düşün sözlük. bir evin bir oğlu. sınıf öğretmeni olmuş bir heves. demişler ki 'önce kpss!'. 2 sene sonra batman'a atanmış. taa edirne'den düşmüş yollara, sonunda mesleğimi yapacağım diye.
bu öğretmenin şu an görev yaptığı okulda 4 öğrencisi var. akıllı tahtayı bırak, akılsızı bile yok. elektriği olmayan yere 2 tane de bilgisayar göndermişler dalga geçer gibi. telefonlar çekmiyor. su yok. okulun altında ahır var. söylediğine göre arada keçiler falan da giriyormuş. okulda tek başına. kar yağdığında mahsur kalmış, helikopterle kurtarmışlar. bir de buraya gidebilmek için gidiş-geliş toplam 200 tl harcıyor.
gittiği yerde terör var. elinde silah yerine tuttuğu kalem.
ve onun gibi binlercesi.
böyle boktan koşullarda o kadar meslek aşkıyla giden birinin yaşadığı hayal kırıklığını düşünebiliyor musun sözlük?
burdaki klavye ağalarına da sormadan edemeyeceğim: size 1.500 tl değil de 5.000 tl falan verseler, oraya gidip yılın 10 ayını geçirebilir misiniz?
Son günlerde adı itibar kavramıyla sıklıkla anılan meslek. Kamuda düşük ücret alan meslek gruplarındandır. Özel sektörde köle gibi çalıştırılırlar. Eğitim uzun vadeli ve idealist yaklaşımlar gerektirdiği için iktidarlar tarafından sevilmez. Oya dönüşme olaslığı çok düşük olduğu için eğitime ve eğitimciye yatrırım yapılmaz ülkemizde.
Hiç sorumluluk kabul etmeyen ve eleştirilmeyen meslek grubu öğretmenler, bu millete "yeni nesil sizin eseriniz olacaktır" sözünün hesabını bir verse önce.
''Dünyanın her tarafında öğretmenler insan topluluğunun en fedakar ve saygıdeğer unsurlarıdır.''
-Mustafa Kemal Atatürk
''Ben öğretmen olmak isteyenleri Eminönü camisi'nin önünde bekleyen güvercinlere benzetiyorum. Bekliyorlar ki biri önlerine yem atsın. Allah'tan çocuklarım memur olmadılar.''
kutsal mesleklerden biriymiş. ben yıllarca anlam veremedim buna. "kutsal meslek ne arkadaş" sorusu bir yana, öğrenim hayatım boyunca "iyi adamdı" diyebileceğim öğretmen iki elin parmaklarını geçmez.
ilkokul öğretmenim o iyi adamlardan biriydi işte. şans yani.
ortaokulda hatırladıklarım ya anadolunun ücra köyünden dpy ile okuyup ancak öğretmen olabilmiş (eline ekmeğini almış gariban adam) ya da bi bok olamayıp öğretmen olmuş, ergenliğini tamamlayamamış, cahil heriflerdi. aralarından yeni mezun melek gibi bir türkçe hocası hatırlıyorum, kadın ne hevesle gelmişti de delirip tayinini istemişti. bir matematik hocası vardı çok baba adamdı, o gitti cadı gibi bi karı geldi; kompleksli, evde kalmış kız kurusu.
lisede mal tipler ve brokrasi tomruklarıyla uğraştık durduk. akıllı adamlar da vardı aralarında yine az sayıda.
üniversitede kompleksli adam ne demekmiş onu öğrendik. "cevabın doğru, aferin ama ben bu yolu göstermemiştim, yani puan veremem" diyeni mi istersin "notların yüksek ama yoklaman eksik" diyeni mi, mal gibi elindeki notları okuyup siktirolup giden sonra da sınavda soruyu dayıyanı mı, öğrenci bırakma oranı ile öğrenci bırakma reel sayısı arasında sidik yarıştıranları mı... hele anadoludaki üniversitelerde resmen eşkıyalık yapan hocaların hikayelerini duyuyoruz ki inanmak gelmiyor insanın içinden.
kısacası bu mesleğe, ve hatta herhangi mesleğe kutsal diyen adam ezbercidir, dunkoftur arkadaş.
bu ülkede öğretmen denilen adam kpss ile devlete kapağı atmak isteyen, hadi o kadar da acımasız olmayalım ama diyelim ki eline ekmeğini almaya çalışan 4 yıllık bir fakülteyi bitirmiş adamdır. bu ülkede öğretmen ünvanı alan adamların bile eğitimci kavramından haberleri yok. pedagoji eğitimi verilmeyen bir adamı öğretmen diye koyarsan çocukların başına o adamdan eğitimcilik beklemek mümkün olmaz zaten. demek ki devletin de böyle bir eğitim vizyonu yok. sonra 7-8 yaşındaki çocuğun kafasına silgi, tebeşir fırlatan yarı oynatık tipler yüzünden okumaktan, okuldan, derslerden soğuyan, andımızı ve istiklal marşının ilk iki kıtasını çarpık çurpuk ezberlemiş, matematik formüllerini ezberlemiş, türkçede bazı kuralları formülleştirerek ezberlemiş, devlet malını koruma fikrine, kamuya ve yabancılara karşı zerre vicdana sahip olmayan, umumi hela kullanmayı bilmeyen, yerlere tüküren, çöp atan, otobüste yaşlı başlı insanlara yer vermekten bi haber, saçlarını jöleleyip i-phone almak için aylarca götünü paralayan ve ancak bu tip objelerle var olabilen nesiller peyda olur.
işte kutsal devlet, kutsal öğretmen, kutsal yurttaş!
günümüzde artık hiç bir zorluğu kadri kıymeti ve kutsallığı kalmamış meslek.
özellikle devlet okullarında. herkes yan gel yat osman modunda. ayın 15'i gelse de ıslatsak modunda hepsi. ciddi söylüyorum. staj öğretmenleri bilir.
zor meslektir. herkes yapamaz, herkes yapmamalıdır. sınıf öğretmeni hayat bilgisi, matematik, türkçe, ingilizce, beden eğitimi, müzik, okuma yazma öğretimi derslerini verebilecek seviyede olmalıdır. branş öğretmenleri derslerine girdikleri sınıfları sahiplenmeli, "dersimi anlatırım çıkarım arkadaş" kafasında olmamalıdır.
öğretmen her şeyden önce öğrencileri sevmeli ve onların seviyelerine inebilmelidir. bu onları küçültmez aksine büyük yapar.
eğitimle ilgili yayınları takip etmeli ve seminerlere katılarak kendini geliştirmelidir.
bununla beraber eğitim sistemi uygulanabilir olmalıdır. her gelen iktidarın yaptığı yeni "eğitim reformları" likler öğrencileri de öğretmenleri de etkilemektedir. düzeltilmelidir.
kontrol mekanizması ve teftiş etme usulü bir düzene konularak verim elde edici çalışmalara gidilmelidir.
öğretmenin maaşı iyileştirilmeli, her ayın 15'inde ve 1'inde maaş gözler durumdan öğretmen kurtarılmalıdır.
eğitim fakültesine giren her adam öğretmen olarak alınmamalıdır. liyakate bakılmalı, layık olanlar alınmalıdır.
köy enstitüleri zamanındaki öğretmenlerin yaptıkları yanında bugünkü öğretmenler hiç bir şey yapmıyor gibi görünebilir. ancak o günün şartları ile günümüz şartları aynı değildir.
velhasılı kelam; bazı öğretmenler yetersizdir, öğretmene verilen değer düşüktür, eğitim sistemi kötüdür, herkes öğretmen olmamalıdır.
Harf öğreten diye bilinen ama hayatı öğretendir.
uzaktan davulun sesi herkese hoş gelmektedir ancak işin içine girmeden kimse anlayamaz öğretmenliği. size sonsuz güvenle bağlı, her dediğinizi doğru sayan kim var hayatınızda hısım akradan olmayan? kim yokluk içinde hediyesiz geldim diye gözleri dolan, çarpuk çurpuk yazıyla yazılmış bir şiirle sizi dünyanın en zengin, dünyanın en mutlu, dünyanın en güçlü insanı yapabilir? bu duyguları kim size hissetirebilir? siz hiç işiniz bittikten sonra iş yerinizde kalıp bir çok ödev konusu için gözlerinizi ağrıttınız mı bilgisayar başında? siz hiç karnım ağrıyor diye size sarılıp anne özlemini bastıran birinin kalbinin atışını dinlediniz mi? siz hiç kütüphane kurallarını bir milyon kere aynı kesime bıkmadan usanmadan anlattınız mı? siz hiç iki yüz öğrenci ile bir gece geçirdiniz mi? siz hiç yatılı okulda öğretmen oldunuz mu?
Bazilarinin isteyerek aldigi, bazilarinin da sirf para kazanmak icin mirin kirin ederek aldigi unvan.
Normalde hic kutlamazdim. Cunku tanidigim hicbir ogretmen, bugun aranip anilmaya layik degildi. Bugun onlara adanmamisti.
Bugun ilk kez birilerini aradim. Ama gercekten isteyerek aradigim bir kisi vardi. Lise 1.sinifin sonunda ve 2.sinifta yarim donem gelen cografya ogretmenim. Ya inanir misiniz.. Agladi. Simdi hic kimse kalkip da bana bugun butun ogretmenlerin gunu demesin. Nasil uzuldum. O kiz kpss kasiyor, ama yerlesemiyor. Ama mukemmel anlatiyor. Bir de dingil kimya ogretmeni vardi lisede. Kadin mirin kirin ederek ders anlatiyor sozde. Aman ya. Sinirlendim yine.