teras katı bir evde kalan pandoraninkukusu terasta telefonla konuşmaktadır. alkolün vermiş olduğu bir umursamazlıkla yan terasta oturan aileyi umursamadan telefonla konuşmaktadır. çok samimi bir arkadaşıyla tamamiyle geyik bir muhabbet çevirmektedir.
x: şu an kendini öldürmek istesen ne yapardın?
pandoraninkukusu: burdan aşağıya atlardım heralde. evet,evet! burdan aşağı atlamak istiyorum şuan! (gereğinden fazla yüksek çıkan bir ses)
sonuç olarak yan komşumuzun -sağ olsun çok düşünceliymiş- polisi çağırmasıyla ne olduğunu şaşırdım... tam iki saat polisi ikna etme çabalarıyla geçsede durum kurtarıldı.
üniversitede okurken kadıköyde bir evde kalıyorduk. öğrenci olduğumuzdan dolayı kimse bizimle muhatap olmuyordu. hiçbir komşumuzu tanımıyorduk. sonra birgün üst katta kalan evin sahibi tadilat yaptırmaya başladı. üst katta bir hafta falan çalıştılar, her yeri yıktılar döktüler. sonra bigün sesler kesildi. sesler kesildikten sonra bizim daireyle üst katı ayıran tavanda bir delik olduğunu farkettik. tadilat yapılırken adamlar üst komşunun zeminini delmişlerdi. artık nedendir bilmiyorum o deliği kapatmadan gitmişler. biz öğrenci hali o deliği hiç umursamadık. ilginçtir üst kattaki komşumuz da o deliği hiç umursamıyordu. neyse biz delik sayesinde ara sıra üst kattaki komşumuzu görmeye başladık. hatta ara sıra selamlaşıyorduk bile. artık tanıdığımız bir komşumuz vardı..
neyse birgün üst kattaki komşumuz bizim zili çaldı. sinirli bir halde bize "evinizdeki hayvanları benim daireme bırakmaya utanmıyor musunuz" gibisinden bir şeyler söyledi. halbuki bizim evde bizim arkadaşlardan başka hayvan yoktu. onlar da o delikten hayatta sığmazlardı. sonra işin aslını öğrendik. bizim banyo penceresinden içeriye bi yarasa girmiş. daha sonra o yarasa tavandaki delikten üst komşumuzun evine geçmiş. üst komşumuz da bu olaya fena bozulmuş bize carlıyor. sonra bizim arkadaş yarasayı geri istedi ama üst komşu yarasanın pencereden kaçtığını söyledi. o günden sonra üst komşumuz tavandaki deliği kapattırdı. komşuluk ilişkimiz de bitmiş oldu..
karşı komşunun para verip bi elektrikli süpürge alacağına gelip sizin elektrikli süpürgenizi kullanması da ayar edici bir durum olduğu gibi bazende eğlence kaynağı olabiliyor efenim.. şöyleki o elektrikli süpürgenin bozuk olma ihtimalı çalışma ihtimalinden yüksek olduğu gibi fişini prize soktuğunuzda çalışmasıda ayrı bir ayardır*.. o ayarıda zannımca verilmiştir. hayır o süpürgenin içinde poşedide yok arkadaş adam süpürüyor süpürüyor içini boşaltmadan bize getiriyor. gerçi bilmiyoda olabilir tabi ama bizde içiziden geçirmiyor değiliz hani( insan bi içini açar bakar dur poşetini değiştireyim der demez) getirveriyor adam geri makinayı. oda evde manitası yoksa tabi :7 manitası varsa bir alıyor makinayı bir ay geri getirmiyor. hadi neyse hakkını yemeyelım adamın arada bir ajanda ve tükenmez kalem veriyor. almıyor ama beleş geliyor ona.. kesin garanti!..
* buradaki ayar balans ayarı gibi birşey. elektriksel ayar.. artık makinanın tuşlarına basmaktan ve bozulmasından dolayı vura vura çalıştıramadığımızdan ötürü içini açıp iptal etmek durumunda kaldık tuşları..
Düşünceli ev sahibinin "size çok güzel çorba yaptım, hadi için bakalım" deyip, çorbayı içene kadar başınızda beklems. ( Bizi ev yemeklerinde kobay olarak kullanması)
fırlama ev arkadaşınız varsa (bkz: aa bakın illet geldii) karşılaşacağınız olaylar silsilesi. adamın aynı gün içinde 4 sevgilisi geliyor eve. kullanışlı adam.
de benim 1 tane sevgilim olduğunda bazen sorun yaşıyoruz.
çok ders çalışan bünyelerin * mutfakta kirli bulaşık koleksiyonu yaptığı günler sürüp gitmekte koleyksiyona her geçen gün değerli parçalar eklenmektedir. artık bunalan şahsım eve geldiği birgün bulaşıkları göremeyince sergilendiği yerde* kendinden geçmiş, sevinç naralarını zor bastıran bir halde arkadaşına sorar:
+yıkadınız mı hepsini?? vay beee..
-ne yıkaması yaaa balkona çıkarttık.. kokuyorlardı..
+?^/'&%^?!()
bir gün yorgun argın bir ton eşya ile memleketinizden dönersiniz, bir de bakmışsınız yatağınız dolu, herhangi biri yatıyor kim olduğunu bile bilmediğiniz.sonra adamın rahatını bozamayayım düşüncesiyle yatacak başka bir yer ararsınız salonda falan lakin bir de bakmışısınız ki heryer dolu, tekli koltukta bile birisi uyuyor. o sinirle söyle bir çevirirsiniz başınızı sağa sola yerdeki boşlar, cips paketleri ve bilimum ıvır zıvır "dün gece evde parti vardı" der. dımdızlak kalırsınız kendi evinizde.
zaten 1 metreye 2 metre genişliğinde olan balkonunuzda yere iki minder atıp buz gibi biranızı içme hayaliyle gidersiniz eve. biralarınızı koyarsınız buzdolabına ve duşa girersiniz, bişeyler yedikten sonra kapı çalar ve ağlayarak ablanız girer kapıdan. tüm geceniz onunla ilgilenmekle geçer.
ertesi gün gene hayalini kurarsınız balkonda içeceğiniz buz gibi biralarınızın ve nihayet eve gitme vakti gelir.gidip bişeyler yersiniz, ablanızın bugün de morali bozuk gelmemesi için dua edersiniz. atarsınız minderlerinizi, gidersiniz dolaba fakat o da ne? buzdolabının alt kısmına koyduğunuz biralar buz tutmuş.!
lanet edersiniz herşeye, bikaç gün önce de şofben bozulmuştur çünkü; bugün de buzdolabının bu hali deli eder sizi. gider zıbarırsınız küfrede küfrede..! *
evinize ders çalışmaya gelen arkadaş siz içeri gittiğiniz vakit eşofmanlarını çekmiştir. 'abi böyle rahat oluyorum yoksa çalışamam' diye açıklama yapmıştır birde. zaman ilerlerken oda arkadaşınızın çığlığı ile irkilirsiniz.
oda arkadaşı:1 sınıf arkadaşı:2
1: aaaahh bu ne yaa. inşallah düşündüğüm şey değil.
ben: noluyo lan ne bağırıyon.
1: abi benim masanın üstünde don var kitabın üstünde.
ben: ya ne donu manyakmısın başka birşeydir o.
2: yok abi don o , benim donum rahat olmak için çıkarttım.* iyi ders çalışabilmek için. (hayır birde o kadar rahat açıklıyor ki)
evde güreşilirken ahşap kapının menteşesinin kırılması. o kapıyı kimsenin tamir ettirmemesi. ve belli bir süre sonra ahşap kapı yatay konuma getirilerek (kitaplardan ayak yapmıştık) masa tenisi oynanması.
heves edilip balkonda beslenmek üzere 1 ördek ve 2 keklik alınması.(ördek benimdi) kekliklerin sahibi arkadaşın;'büyümüyor bunlar bari kesip yiyelim' demesi. tüm ev halkının buna olur vermesi. kekliklerin kesilip tavada kızartılması.
bir arkadaşımın evine fare girmesi sonucunda, arkadaşımının apartmanın viladasına koli bantıyla bıçak yapıp fareye mızrak şeklinde saplaması sonucu fareden halıya iğrenç şeyler akması ve farenin cıyakları, akabinde fareden akan şeylerin mezuniyete kadar halıdaki bölgesini muhafaza etmesi bu pisliğin arkadaşımca yadırganmaması gibi şeylerdir.
arkadaşımın duş alırken elektrik saatinden çıkan kıvılcımların halıya düşmesi akabinde evde yangın çıkmasıdır.bornozla sokağa fırlaması can alıcıdır.bu olayı ertesi gün 'kardeş ev yandı sokakta kaldık' demesi de cabasıdır ve yanan ise sadece halıdır!